Alper

Alper
burası benim bahçem gül de var dikende nereye bakacağınızdadır hikmet.
Matematik Öğretmeni/MEB
Dokuz Eylul Ünversitesi ~ Gazi Üniversitesi
IZMIR, 1994
48 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Hitler, kitlelerin, egemenlik kurmaktan sağladıkları doyumdan söz eder. "Onlar,güçlülerin utkuya ulaşmasını, güçsüzlerinse ortadan kaldırılmasını ya da koşulsuz teslim olmasını isterler. " Zayıfa egemen olmak yerine güçlüye boyun eğen ... kadınlar gibi, kitleler yalvaranı değil, yöneteni severler ve içten içe, liberal özgürlüğün verilmesinden başka rakip tanımayan bir öğreti onları çok daha fazla doyurur; çoğu kez bu özgürlüğü ne yapacaklarını şaşırırlar hatta çabucak kendilerini terk edilmiş hissederler. Tinsel olarak kendilerini dehşete düşüren küstahlığı da kavrayamazlar, insansal özgürlüklerinin insafsızca engellenmesini de, çünkü öğreti- deki aldatmaca hiçbir şekilde kafalarına dank etmez.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Alper

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 18:02
·
2026 10. kitabı
Debbie Mirza
8.2/10 · 72 okunma
Benliğin, yitirmesi ve yerine yapay benliği koyması, bireyi yoğun bir güvensizlik içinde bırakır. Temelde, başkalarının kendisinden bekledikleri şeyin bir yansıması olduğundan, kuşkularla doludur, bir ölçüde kimliğini yitirmiştir. Bu türden bir kimlik yitimi sonucunda ortaya çıkan ani korkuyu yenmek için, uyarlanmak, uyum sağlamak, sürekli olarak başkaları tarafından onaylanmak ve kabul edilmek suretiyle kimliğini aramak zorunda bırakılrnışhr. Kendisinin kim olduğunu bilmediğine göre - eğer onların beklentilerine uygun edimlerde bulunursa, onlar bilecektir; onlar bilince de kendisi de kim olduğunu bilecektir; bunun içinse onlara inanması yeterlidir.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Alıntı
Özgün düşünme, duyma ve arzulama edimlerinin yerine yapay ya da sahtelerini koymak, giderek özgün benliğin yerini yapay benliğe bırakmasına yol açar. Özgün benlik, zihinsel etkinlikleri başlatan, oluşturan benliktir. Yapay benlikse, aslında, bir kişinin oynaması beklenen rolü temsil eden bir aracıdır, ancak bu aracı, söz konusu rolü benlik adı altında yerine getirir. Bir insanın pek çok rolü oynayabileceği ve öznel olarak, her rolde de kendisinin "kendisi" olduğuna inandığı doğrudur. Aslında kişi, bütün bu rol- lerde, kendisinden beklendiğini sandığı kişidir ve çoğunda değilse de pek çok insanda, özgün, asıl benlik, yapay ya da sahte benlik tarafından tam anlamıyla boğulmuştur. Bazen bir düşte, düşlemlerde ya da kişi sarhoş olduğunda, özgün benliğin bir kısmı, kişinin yıllardır yaşamadığı duygu ve düşünceler ortaya çıkabilir. Bunlar çoğu kez, kişinin korkusu ya da onlardan utanması nedeniyle bastırdığı kötü duygu ya da düşüncelerdir. Ancak kimi zaman da, kişinin içinde bulunan, ancak böyle duygu ya da düşüncelere sahip olması nedeniyle alay edilmekten ya da saldırıya uğramaktan korkması nedeniyle bastırdığı en iyi şeyler olabilir.
Sayfa 212·Kitabı okudu
Belirleyici nokta, neyin düşünüldüğü değil, düşünülen şeyin nasıl düşünüldüğüdür. Etkin bir düşünmenin sonucu olan düşünce, her zaman için yeni ve özgündür; ille de başkalarının bunu daha önce hiç düşünmediği anlamında değil, düşünen kişinin düşünmeyi, kendi dışındaki dünyada ya da kendi içinde yeni bir şey keşfetmek için bir alet olarak kullanması anlamında özgün. Ussallaştırmalarda genellikle bu keşfetme ve ortaya çıkarma niteliği yoktur; kişinin içinde var olan coşkusal önyargıyı doğrularlar. Ussallaştırma, gerçekliğe ulaşma aracı değil, kişinin kendi arzularını var olan gerçeklikle uyumlu bir şekilde ve de söz konusu olayın gerçekleşmesinden sonra birbirine karıştırması girişimidir.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Alıntı