Doğan her insan ölmeye mahkumdur,
Yükselen her şey, düşmeye mahkumdur.
Her yokuşun bir inişi, her tepenin bir çukuru vardır,
Her neşe içinde keder, her acıysa lezzet barındırır.
Martin, bu yolcuların içinde yaşayıp var oldukları bu ortamın cennetten başka bir yer olamayacağını düşünürdü hep o vakitler. İşte şimdi burada, bu gemideki önemli bir adam sıfatıyla o cennetin tam göbeğinde, kaptanın sağında oturuyordu ama buna rağmen kaybettiği cennetin arayışı içinde, geçmişteki günlerinden hatırladığı o baş kasaraya ve kömür sevk ettiği cehenneme kulak veriyordu boş yere. Yeni bir cennet bulamadığı gibi şimdi eskisini de yitirmişti.