Sibel Edmonds: Neden Epstein’in Ağı Türkiyede “Devlet Sırrı”?! YouTube Canlı Yayın bu Akşam Türkiye Saati 22:30’da * youtube.com/live/7QHZnvGF0pg
Epstein
Epstein
Kıymetli dostlar, gündemimiz o kadar hızlı değişiyor ki adeta bir hafıza tutulması yaşıyoruz. Bir felaketi konuşurken aniden bir diğeri patlak veriyor ve insanlık olarak en çok ses çıkarmamız gereken konuları bile hızla unutuyoruz. Daha birkaç ay önce tüm dünyanın gözü önüne serilen Epstein Adası skandalının üzerinden ne kadar zaman geçti? Hatırlayalım... Ve hemen ardından yaşanan küresel gelişmelere, İran-ABD gerilimlerine, Filistin-İsrail savaşına, bölgesel çatışmalara bir bakalım. Bazen insan sormadan edemiyor: Bu büyük krizlerin zamanlaması, en kirli gerçeklerin üstünü örten büyük birer tesadüf mü, yoksa dikkat dağıtma stratejisi mi? Benim burada amacım yeni bir şey iddia etmek değil; sadece unuttuğumuz, unutturulmaya çalışılan o acı gerçekleri yeniden hatırlatmaktır. Epstein Adası'nı ve orada yaşanan zulümleri unutmayınız. İşkenceye, istismara ve insanlık dışı her türlü muameleye maruz kalan o masum çocukları, o sabileri aklınızdan çıkarmayınız. Bu lanetli, karanlık işleri organize eden, bunlara göz yuman ve bu sisteme ortak olan insanlıktan nasibini almamış kim varsa hafızanıza kazıyınız. Unutmayınız ki, kötülüğün en büyük gücü, iyilerin çabuk unutmasıdır. Tepkimizi, duruşumuzu ve bilincimizi her daim diri tutalım ve adımlarımızı bu farkındalıkla atalım.
Siyaset
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Olasılıkları her ne kadar sevmesem de hayat karşıma hep olasılıklarla çıkıyor. Gece geç saatlerde hastaneye gitmek tam bir bıkkınlık, hastanenin o keskin kokusu insanın başını döndürüyor. Üstelik insanların acı çeken hasta yüzlerini görünce insan psikolojik olarak daha kötü hissediyor. Geçenlerde diyordum şehir boşalmış, meğer tüm şehir gece gece hastaneye geliyormuş. Hey maşallah! Kan vermeye giderken iki genç aralarında konuşuyorlardı: "Bu kanları onlara veriyoruz ama acaba daha sonra bunlarla ne yapıyorlar, yoksa Epstein'e mi gönderiyorlar?" Ben de gülerek: "Siz Reels kaydırıp sahte haber izlemekten bunamışsınız bayım!" dedim. :D
Duygu ve Düşünce
Unutma! Filistin , Doğu Türkistan, Epstein Vahşeti...
O kadar övülen batı medeniyet değil vahşettir. Bunu vicdanı olan herkes bilir. Ama işte vicdan pis işlerle kirlenmemiş bir vicdan...
Kurban ve İnsan
Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail'i gördüğü Hakk rüya üzere kurban etmek istedi. Allah da onların teslimiyet ve inançlarına karşılık bir koç göndererek onu kurban etmelerini söyledi. Bu sembol olay ne anlatmak ister? İslam burada insan kurban edilmesinin önünü kapatır. Yasaklar. Hayvanları kurban ederek de her şeyin tek sahibinin O olduğunun tasdik edilmesini ister. Çocukken anlıyor ama mantığını tam oturtamıyordum. Neden bir hayvanı kurban etmemiz gerekiyordu? Kurban bayramı neden vardı? Epstein dosyaları, çocuk kanı içen caniler, insan avları, geçmişteki batıl dinlerin batıl tanrılarına sunulan sunak insanlar vs. gibi kötülüğün yayılması ve kulağımıza kadar gelmesi/anlatılagelmesi ile bazı taşlar yerine oturdu. Allah neden koç gönderdi, neden bir insanın kurban edilmesine engel olmak bu kadar önemliydi her şey daha anlaşılır oldu. Bazen biz inanırız, biliriz fakat gerçek mânâsını çözmek zaman alır. Allah ise her şeyi hakkıyla bilendir. Her şeriat, her adım bir sebep ve bir mânâ taşır. Yalnız biz bilmeyiz. Bilmesek de iman ederiz. Bilmediğimize de iman ederiz
Alıntı
''Prof. Fuat Sezgin Türkiye’ye döndüğünde, Türkiye Bilimler Akademisinde verdiği bir konferansta bilimin yüzde 30’unu Eski Yunan’ın ürettiğini, bilimsel üretimin yüzde 60’ını Müslümanların gerçekleştirdiğini, Batı bilimi ortaya çıktığında ise yüzde 10’luk bilimsel keşiflerle öyle bir fırtına kopardıklarını ki çarşaf gibi bütün medeniyet birikiminin üstünü kapatarak kâinattaki bütün gelişmeleri kendilerine mal ettiklerini ifade etti. Toplantıyı düzenleyenler arasında Prof. Erdal İnönü ve bugün birçok tartışmaya konu olan Prof. Celal Şengör de vardı. Rahmetli Fuat Sezgin, bu konferansta Almanya’da göreve başladığı gün karşı karşıya kaldığı bir aşağılanma karşısında nasıl inatla çalıştığını ve 50 yılını gece gündüz İslam bilim tarihine adadığını da anlattı. Özünde aşağılamaya maruz kalan tek başına Fuat Sezgin değildi. Batı sömürge imparatorluğu, kendi dışında insanlığı aşağılayan, kendini kutsayan bir düzen kurdu ve bu düzeni sürekli farklılaştırarak bugüne kadar taşıdı. Batı bilimi, bunun bir çıktısı olan teknoloji ve ideolojik üstünlük sayesinde güçlü ordular kurduktan sonra, 300 yıldır Afrika, Uzak Doğu, Latin Amerika ve Osmanlı topraklarında fiilen vahşi işgallerin, soykırımların, yıkımların, köle ticaretinin ve insan onurunun köleleştirildiği çağlara tanık olduk. Kolonyalizmin tarihini okurken Afrika’da ve Uzak Doğu’daki yıkımları görmezden gelerek sanki Portekiz, İspanya, İngiltere ve daha sonra devreye girecek olan Kıta Avrupası’nın ticari rekabetini ve rekabet serüvenini okuyormuş gibi okuyoruz. Oysa Fransa’nın 200 yıl işgal altında tuttuğu Afrika ülkelerinde bugün su kuyusu dahi yok. Anadolu’nun küçük bütçeli dernekleri milenyum çağında Afrika’da kuyu açıyor. Sömürge imparatorluğu, köklerini, Eski Yunan’a dayandırmayı sever. Bu konuda haklılık payları vardır.
1000Kitap