Yazarın okuduğum ilk kitabıydı öncelikle, konusu ilgimi çektiği ve merak ettiğim için aldım fakat beklediğimden daha değişik bir yapıda olduğunu kitabı okudukça anladım. Kitapta Nazi dönemindeki Almanya’nın durumunu, toplama kamplarını ve o dehşete düşüren Yahudi kıyımını iç yüzünden ele alıyor yazar. Kendisi de o toplama kamplarında esir kalmış bir Yahudi asıllı İtalyan olduğundan kendi gözünden olayları anlatıyor ve bu olayları yorumluyor. Kitapta, bu vahşetin sorumluları, suçlularını anlamak istediğini belirten yazar, onların psikolojilerini de analiz ediyor sıkça. Kitabı beğendim fakat dili ve anlatımı biraz karmaşık geldi açıkçası bana. Yine de kitap onun haricinde gayet iyiydi. Tavsiye ederim.
"Tükenmiş bir insandı ve Marx'ın da belirttiği gibi tükenmiş insanlarla gerçek dünyada değil, olsa olsa edebiyat ve sinemanın retorik dünyasında devrim yapılabilir. Tüm devrimler, dünya tarihinin yönünü değiştirmiştir; burada sözünü ettiğimiz daha küçük çaptaki devrimler de, baskıyı iyi tanıyan ancak kendileri üzerinde bunu yaşamamış kişilerce yönetilmiştir."
“Anıtların sık sık yinelediği ağır zincirlerini koparan köle imgesi retorikten ibarettir: Kölenin zincirleri, bağları daha hafif ve daha yavaş olan arkadaşları tarafından kırılmaktadır.”