kendini iyi hissediyor, daha dogrusu yasadigini hissediyor. cicegi burnunda, umutlari, yasanacak gunleri olan bir insan. fakat daha cok gelismesi gerek, gelisecek de.
Dastin Hoffman geldi. O da oturdu. "Otistik, ot gibi oturmaktan mı gelir?" diye düşündüm. Abuk sabuk düşündüğümü düşündüm, kalktım, bütün ışıkları söndürdüm.
Duş aldım, tıraş oldum. Bir kahve yaptım kendime. Sigaramı sardım. Bir tek, şarkım türküm eksikti. O kadar kusur kadı kızında da olurdu. Zaten bu hayatta, her zaman bir şeyler eksikti. Ya da bana öyle gelirdi.
Kapı, çocuğun ardından kendi ağırlığı ile hareket ederek yavaşça kapandı. Kilidin dili yuvasına otururken, tarifi imkânsız bir ses çıkardı. -bitse ne olur, bitmese ne?-