Şöhretmiş ,ikbalmiş,para pulmuş… bir defalık olsun akıllarından bile geçirmemişlerdi. Hesap defterlerini Türkiye’nin ve Türklüğün kurtuluşu için açmışlardı
Biz asıl ihanetlerden korkmalıyız. İmanlarını Yitirmiş olanlardan korkmalıyız, acze kapılıp da Türkün davasını hiçbir zaman Türk ‘ e dost olmayanlara ve olmayacaklara devretmeye kalkısanlardan korkmalıyız.
Tanpınar’ın üslubun insanı o kadar derinlere alıp götürüyor ki cümlenin arşı mana havzası mevcut.
Kitap ise 1920 li yıllarda ki esir edilen bir başkenti İstanbul’u ve bunun içinde ki insanların bu esirliğin travmalarını ve handikaplarını irdeleyen ve bunu sahnenin içi ve dışı olarak çok güzel ayrıştıran bir olay örgüsüne sahiptir. Cemal ve sabihanın hayatı sorgulamaları mana arayışları ve sahnenin dışında kalmak istememeleri ama ailenin etrafın efradın baskısı ile adeta bir Mengede sıkışan bi tahta gibi şekillerini yitirme tehlikesini iliklerine kadar hisseden ve bu iki karekter üzerinden yan karakterle de desteklenip o dönemin istanbulunu çok özel bir uslüp ile anlatmaya çalışan nadide bir eser.