Şevket Süreyya ile ilk tanışmam tek adam serisi ile olmuştur. Yazarın dili,akıcılığı ve üslubu beni her zaman çekmiş ve serilerini okumaya sevk etmiştir. Özellikle Türk edebiyatının ve Türk tarihin kurgusallığın dışında işlemiş olduğu suyu arayan adam kitabı bence bir başyapıt olmayı çoktan hak etmiş bir eserdir. Bu saikler ile Enver paşa serisinin tamamını aldım. İlk kitabını bitirdim. Yazar yine tarihsel olay ve kişileri yine olağan ustaca özelliği ile yoğurmuş ve kafanızda hikayeleştirmiştir. Her hikayenin içinde bende kendimi tarihin bir noktasında küçük bir imla gibi hissettim yazar bunu başarmış ve her eve Abdülhamit dönemini ve meşrutiyete giden yolu tedricen hiç bir detay atlanmadan işlemiştir.Kitabın ilk kısmının yaklaşık dörtte üçü Abdülhamit dönemini anlatıyor. Son kısmı Enver paşanın Makedonya dağlarında rütbelerini sökerek cetelere karaşı resneli niyazi ile birlikte nasıl savaştığını ve nihayet meşrûtiyet için nasıl mücadele ettikleri ile bitiyor. Okuması zevkli bir kitap