Yavuz Sultan Selim’in “Devletin çökme tehlikesi var mı?” sorusuna Pirî Paşa’nın cevabı:
Devlet, ahmak bir vezirin eline düşerse; rüşvet yolları açılır ve bu sebepten mevki ve makamlar ehil olmayana verilir ise; devleti idare edenler hanımlarının istekleri üzerine hareket ederse o zaman bu devletin çözülmesi ve çökmesi kaçınılmaz olur.
Tanzimat devri sonlarına kadar İstanbul’daki kapkaççılar, hırsızlar ve yankesiciler eşeğe ters bindirilmiştir. Bu ceza yalnız İstanbul’da değil Anadolu’nun birçok yerinde Cumhuriyet’e kadar tatbik edilmiş bir cezadır. (...) Sabahtan akşama kadar üç gün süren bir dolaştırma, suçluyu halka gösterme cezası başlardı. Boynuna hırsız mıdır, yankesici midir, neyin nesi olduğunu bildirir bir yafta asılırdı. Eşek kalabalık bir yerde durdurulur, suçluyu dolaştıran yeniçeri ya da kollukçu, adını-sanını, yerini yurdunu, bağıra bağıra saymaya başlardı.
Tarih öğrenmek ile her hadisenin başından sonunu kestirmek melekesi (kabiliyeti) kazanılır. Zira hiçbir iş yoktur ki onun benzeri evvelden vuku bulmuş olmasın. Allahü Teala’nın insana verdiği akıl, tecrübe ile gelişir ve artar.