Çalkalanıyor kasesi yerin,
bir hışımla agresif ve asabi!
Şaşırıyor in, cin,
bir şapşallıkla bir ahmak gibi!
Hiç mi kabahatin yok senin,
namüsait zaman güllâbi!
Nedir ki ecri afetin,
bin çuval ganimet, bir gümüş tarak,
veya kayıp bir eşyadan çok,
hiç mi kefaletin olmayacak senin!
Çakışıyor kaidesi fennin,
ilmi izahatten uzak temenni hepsi!
Karanlık senin fecrin,
çukur gözlerin âma bir adam gibi!
Hiç mi fikrin yoktu senin,
hepsi senin azmin, kararın bu kıyametin,
tek mesulü!
Sığ veya derin,
kazmış, eşmiş olmanın mütesebbibi,
bozulmaz sandığın dengenin,
bindiği dalı kesen abdal bir salak gibi,
hiç mi bilincine varmazsın,
evrimde ki yerini yok ettiğini!
erbil
x.com/erbilerden/stat...
benim hep dilimde,
bir melodi gelir takılır…
aklıma olur olmaz sözler,
şiirler gibi…
bazende hiçte güzel olmayan sözler,
diklenir gibi…
karşıma gelir oturur!
inkarlar, itirazlar,
isyanlar, bağırışlar, hatta küfürler,
havalar da uçuşur,
kafamın içinde,
durmadan savaşır!
hayretler, dehşet verici travmalar,
bir kalkışma hep bir infial yaşanır!
aklım sağ olsa,
keşke hiç delirmemiş olsaydım,
diyorum,
kendi kendime…
sadece seni sevseydim,
kafamın içinde sadece sen konuşsaydın,
kendimi hiç dinlemeseydim…
erbil
x.com/erbilerden/stat...