Tutunamayan Bir Mühendis

Tutunamayan Bir Mühendis
Sinefil ve Bibliyofil
- Hangisi daha iyi? Sizler gibi yüzü boyalı bir vahşi sürüsü olmak mı? Yoksa Ralph gibi akıllı olmak mı?" Vahşiler arasında büyük bir gümbürtü koptu. Ama yine bağırdı: - Hangisi daha iyi? Kurallar yapıp anlaşmak mı? Yoksa ava çıkıp herşeyi berbat etmek mi?
Sayfa 221
Reklam
Sizler isterseniz, mızrakları alın; ama ben almayacağım. Ne işe yarar almam? Bir köpekmişim gibi, beni götürmeniz gerekecek nasıl olsa. Evet, gülün. Hadi, gülün. Bu adada öyleleri var ki, her şeye gülebiliyorlar. Güldüler de, sonunda ne oldu? Büyükler ne düşünecek bizim için. Küçük Simon öldürüldü. Bir de öteki küçük vardı; hani yüzünde leke olan. Biz buraya geldiğimiz ilk günden sonra onu hiç gören var mı?
Sayfa 209
Düşünmeye çalışıyorum. Tutun ki, oraya gittik; eski halimizle, yıkanmış ve saçlarımız taranmış olarak... Ne de olsa, bizler vahşi değiliz aslında. Kurtulmak da bir oyun değil...
Sayfa 209
Yarı mavi yarı beyaz bir yara izi, karanlık gökyüzünü parçaladı. Bir saniye sonra da, dev bir kamçının sırtlarına inişi gibi gök gürültüsünü duydular. Can çekişircesine, biraz daha yüksek söylediler şarkılarını: "Canavarı gebert! Gırtlağını kes! Kanını dök!"
Sayfa 186
Yüzünü örten boya maskesinin arkasında, utançtan da kurtulmuştu, kişiliğinin bilincinden de.Herkesle göz göze gelebiliyordu.
Sayfa 171
Reklam