Tutunamayan Bir Mühendis

Tutunamayan Bir Mühendis
Sinefil ve Bibliyofil
Ölüm de böyle bir șey mi, insan kaçınılmaz olanın yaklaştığını mı hissediyor acaba? Ansızın aklına gelen bu düşünce, suya düşen bir damla şarap gibi, kopkoyu rengiyle zihnini bulandırıyor.
Sayfa 243
Reklam
Ölüme “göçüp gitmek” diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor.
Sayfa 201
Alıntı
İnsandı, hayvandı, böcekti demeden, karşısına çıkan her şeyi yarıp devirerek kendine yol açmış; acıyla, mutsuzlukla ve yasla besleniyor. Doymak bilmez, durdurulamaz, en fenasından, en karanlığından bir şeytan.
Sayfa 200
Alıntı
Gökyüzünü alaşağı etmek, ağaçlardaki bütün çiçekleri koparmak, sırf ikisinden de kurtulmak için, yolundan çekilsinler diye, yanan dallardan birini alıp pembeli kadınla atını önüne katmak ve bir uçurumdan aşağı atmak istiyor.
Sayfa 177
Alıntı
Bu bir vahşiydi. Ve bu vahşinin kişiliği, eskiden kısa pantolon ve gömlek giyen çocuğun kişiliğiyle özdeşleşmiyordu.
Sayfa 225