📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kim bilir kaç yiğit insan, bugün elini kolunu sallayarak dolaşırken, bir parça çörek aşırdı diye üç ay hapis cezasına çarptırılsa, bir daha hapisten çıkmayan azılı bir suçlu haline gelirdi. Acımasız adaletin damgasını yedi mi, en iyi adam bile dürüstlük duygusunu yitirir.
Bir simit ya da çörek alamayacak kadar yoksul değiller. Hırsız da değiller; hepsi emekçi; hatta iyi de kazanıyorlar. Hırsızlıkla geçinen adamın çalıp çırpması şaşırtıcı değildir, ama geçinecek kadar para kazanan dürüst bir insanın iki kuruş için kendini küçük düşürmesine aklım ermiyor doğrusu.
Yaradan'ın gönlümüze ektiği duygular içerisinde en az açıklayabildiğimiz, dostluk duygusudur ve bu, insan ile hayvanı ayıran başlıca özelliktir; köpek bu ayrımın dışındadır, çünkü bu hayvanda karşılıksız sevgi özveri sınırına dek uzanmakta, bu sadık insan dostu, kimi zaman, efendisinin ölümünden sonra yaşayamamaktadır.
“Hala tanıyamadınız mı beni ?”
“Ne demek ‘hala tanıyamadığınız mı?’ Hiç tanımıyorum...Bir saate tanınmaz ki insan.”
“Yazık!” dedi Adrien,üzüntüyle başını öne eğerek.
“Bense,bir insanı sevebilmek için zamanın hiç önemi olmadığınıza sanırdım.”
“Evet, ama birini sevebilmek için, ilkin tanımak gerekir.”
“Hayır, tam tersi: Birini tanıyabilmek için,ilkin onu sevmeli.İlgimizi çeken insanlar bize kendilerini sevdirir,böylece açılır, onları tanımamıza izin verirler.
Bence, gönülleri birbirine yaklaştıran tek şey sevgidir.”