Oysa sanatçının tek, biricik görevi budur. Kimsenin ayak basamadığı yerlere doğru yürümeli, gelecek yaşamların sarp yamaçlarında patikalar açmalı, ardında kendi etinden kopmuş kanlı parçalar bırakarak bunları düzleyip herkesin geçebileceği hale getirmelidir; gerçek sanatçı güneş kadar eli açık ve kayıtsızdır. Öyle değilse, hiç burnunu sokmamalıdır sanat denen işe!