Tutunamayan Bir Mühendis

Tutunamayan Bir Mühendis
Sinefil ve Bibliyofil
Eğer insan içte ya da dışta zalim insanlarla birlikte yaşarsa, Cadı Tanrıçayla yaşamak ya da ateşli ışığı taşımak gibi yollarla edindiği bilinç halini sürdüremez. Eğer siz odadayken, siz konuşurken, bir davranış sergilerken ya da tepki gösterirken gözlerini kaçırıp iğrenmeyle tavana bakan insanlarla çevriliyseniz -hem sizin hem de bizzat kendilerinin- tutkularını söndüren insanlarla bir aradasınız demektir. Sizi, çalışmalarınızı, hayatınızı umursamayan kimselerdir bunlar.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yakınmadan boyun eğmek kahramanlık gibi görünebilir, ama aslında baskının daha da artmasına ve biri fazla iyi, diğeri fazla talepkar olan iki karşıt doğanın arasında çatışmanın doğmasına neden olur. Aşırı uyumlu olmak ile kendisi olmak arasındaki çatışma gibi, bu baskı da iyi bir son getirir. Bu ikisi arasında parçalanan kadın doğru yoldadır, ama sonraki adımları da atmalıdır.
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Yeteneklerinin kabullenilmediği ailelerde büyüyen kadınlardan çoğu zaman, hem de tekrar tekrar, çok parlak başarılara imza atmalari istenir; kaldı ki, bunun kendilerinden neden istendiğini de bilmezler. Ailelerine değerli olduklarını kanıtlamaya çalışırken üç tane doktora yapmaları, Everest Tepesi’ne tırmanıp inmeleri ya da her türden tehlikeli, zaman tüketici ve para yiyen girişimin altına girmeleri zorunluymuş gibi hissederler.
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Psikoloji alanındaki çalışmaların pek çoğu, insanlardaki yoğun kaygının ailevi nedenleri üzerinde durmakla birlikte, kültürel bileşen de aynı oranda baskın bir rol oynar, çünkü kültür, ailenin ailesidir. Eğer ailenin ailesinin çeşitli hastalıkları varsa, o zaman o kültürdeki bütün ailelerin aynı rahatsızlıkla mücadele etmeleri gerekecektir. Benim aile göreneklerimde bir deyiş vardır: Cultura cura, kültür iyileştirir. Eğer kültür bir şifacıysa, aileler nasıl şifa bulacaklarını öğrenirler; daha az kavgacı, daha onarıcı, çok daha az yaralayıcı, çok daha nazik ve sevecen olurlar. Yok edicinin egemen olduğu bir kültürde doğması istenen tüm yeni hayatlar, gitmesi istenen tüm eski hayatlar, hareket etme yetisinden yoksundur ve o kültürün bütün yurttaşlarının ruhsal hayatları hem korku hem de tinsel kıtlıkla felç olur.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Psi­şenin yok edicisine sövmek ya da ondan kaçarak uzaklaşmak yerine, onu parçalarız. Bunu ruhsal hayatımızla ve özel olarak da kendimize verdiğimiz değerle ilgili ihtilaflı düşüncelere izin vermeyerek yaparız. Haset ve kötülük dolu düşünceler herhangi bir zarar verecek büyüklü­ ğe erişmeden önce, onları yakalar ve zararsız hale getiririz.
Sayfa 78·Kitabı okuyor