Bir hayat ve daha fazlası.
insan doğasında bir taş kadardır.
hüzünlenir, ağlar, güler
günlerce çığlık atar.
mezarına koşar.
duygularının dip kuyusuna iner.
hayatının hemgamesinde kaybolur.
ben kendi hayatımın cenaze namazını kılalı oniki sene oldu.
geçtiğim bütün tarihlerden acılardan iz bıraktım.
insandım, yaşıyor ve acı içinde kıvranıyordum.
beşerdim, hayatımın beşeri,
gözlerimin rengini kaybettiğimde yaşım çoktan almış başını gitmişti.
oysa ne karanlıklar âydınlanırdı gözlerimle
ne şehirler dile gelirdi o güzel kırpıklerle.
ne sokaklar ayaklarınır o ince çizgilerle.
Ne cennetler göreceklerdi yeryüzünde.
ben yaşamadım.
sadece dünyada ki mesaimi tamamlamak için yıllarımı doldurdum.
buydum, bundan daha fazlası olmaz diyordum,
ondan fazlasını da gördüm.
ayaklarım ellerimin hakimiyetine girmedi hiç bir zaman
yüreğimin bir taşı incitmekle meşguldü her zaman.
biliyordum.
bir insan bir dağ kadar yer kaplar yer yüzünde.
hala aynı kanıdayım.