Daha küçük yaşında anne ve babasını bir eşkıya saldırısında kaybeden, kimsesi olmayan ve Kaymakam Salâhattin bey tarafından evlatlık alınan Yusuf'un hikâyesi... 1900'lü yılların başında toplumsal eşitsizliklerin yoğunluğunu, parası olanın güç sahibi olduğu bir toplumu tasvir ederken romanıyla birlikte döneme bir eleştiri getiriyor yazar. Kumar masasında şehrin ileri gelenlerinden Hilmi Bey'e borçlandırılarak adeta baskı altına alınan Kaymakam Salâhattin Bey'in kızıyla türlü suça karışan, sapkın Şakir'in evlendirilmeye çalışılmasıyla açığa çıkan Muazzez ve Yusuf aşkının türlü imkansızlıklarla, maddi zorluklarla boğuşmak zorunda kaldıktan sonra büründüğü kirli hâl anlatılırken dönemin kirli yüzü de kendini her sayfada hissettiriyor.