Şu an köprüdeyim. Altımdan geçen denize bakıyorum; dalgalar bir yere yetişmeye çalışır gibi ama aslında hep aynı yerde dönüp duruyorlar. Gökyüzü geniş, açık ve uzak. Bulutlar ağır ağır geçiyor, kimsenin acele ettiği yok. İnsanlar yanımdan geçiyor, bazıları gülerek, bazıları düşünceli… Her biri kendi hikâyesini taşıyor gibi.
Ben sadece oturuyorum. Konuşmuyorum ama içimde bir şeyler ses çıkarıyor. Hayatı düşünüyorum. Geçip giden günleri, beklediğim ama gelmeyen şeyleri, bazen neyi beklediğimi bile bilmeden beklediğimi…
Bazen bu kadar durmak, kalabalığın içinde sessiz kalmak iyi geliyor. Çünkü bazı soruların cevabı yok, bazılarıysa aceleye gelmiyor. Ve belki de hayat dediğimiz şey, tam da bu arada geçen zaman. Ne geçmiş ne gelecek. Şu an, bu köprü, bu rüzgâr, bu düşünce.