erdijrk

erdijrk
@erdijrk
The Men Who Knew Too Much twitter.com/erdijrk instagram.com/erdijrk
Sophisticated / intelligentsia
Psychedelic / underrated
Fear and Loathing in İstanbul
Half Mortal
19 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
kara taş ak taş üstüne paris'te öleceğim boşanan yağmurlarla, anısını şimdiden yaşadığım bir günde. paris'te öleceğim - bu da koymuyor bana - belki de bugün gibi, bir güz perşembesinde. bir perşembe olacak, çünkü bugün, perşembe, yazarken bu dizeleri durmadan sızlıyor kolum, ve hiçbir gün, geçtiğim yollarında yaşamın, yalnızlığı içimde bugün gibi duymadım. césar vallejo öldü, dayak yiye yiye herkesten, oysa kimseyi de incitmemişti: koca sopalarla vurdular, kalın urganlarla dövdüler; tanığı perşembeler, kollarında kemikler, yalnızlık, yağmurlar, yollar...
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitle sona ermişti savaş, asker ölmüştü, bir adam geldi yanına, "seviyorum seni; ölme!" dedi. ama asker dirilmedi. iki kişi geldi sonra, yalvardılar: "bırakma bizi! yürekli ol! n'olur diril!" ama asker dirilmedi. yirmi kişi, yüz kişi, ben, beş yüz bin kişi, bağırarak geldiler: "bunca sevgimiz var ölüme karşı!" ama asker dirilmedi. milyonlar toplandı başına, hep birden konuştular: "gitme kardeş, gitme!" ama asker dirilmedi. sonra bütün insanları yeryüzünün koştu yanına; kederle baktı onlara asker, doğruldu ağır ağır, kucakladı ilk adamı, yürüdü gitti...
adamın biri ekmeğini ısıra ısıra yürüyor, adamın biri durup ta sevgilime şiir yazacağım ha? oturmuş kaşınıyor ötekisi bitlerini eziyor parmaklarıyla hangi yürekle psikanalizden söz edilir ha? sakatın birisi, bir çocuğa yaslanmış gidiyor ben oturup andre breton'u okuyacağım ha? kan tükürüp dört bir yana orda birisi tiril tiril öksürüyor ruhumun derinliğini anlatacağım ha? birisi kemik arıyor çamur içinde gel de türkü söyle sonsuzluk üstüne? bir satıcı bir gramla, kazık atıyor şimdi durup dördüncü boyutu anlatacağım ha? mutfakta tüfek temizliyor bir savaşçı gerçek üstünden söz edilebilinirdi burada? birisi parmaklarını saya saya gidiyor haykırmadan nasıl konuşmalı yığınlar içinde?
Şiir
kötülüğe inan, kötüye değil kötülüğe inan, kötüye değil; bardağa inan, asla liköre değil; cesede inan, insana değil ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine. çoğuna inan, içinden birine değil; vadiye inan, akan suya değil; paçalara inan, bacaklara değil ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine. pencereye inan, kapıya değil; anneye inan, ama dokuz aya değil; kadere inan, iyi zara değil, ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine.
Şiir
insanları çocuklara bölen öfke insanı çocuklara bölen öfke, çocuğu eşit kuşlara bölen, kuşu, küçük yumurtalara; yoksulun öfkesi bir zeytin taşır iki üzüme karşı. ağacı yapraklara bölen öfke, yaprağı, eşit olmayan tomurcuklara bölen, tomurcuğu, görünmez gözeneklere; yoksulun öfkesi iki ırmak taşır bir çok denize karşı. iyiyi kuşkulara bölen öfke, kuşkuyu, benzer kavislere bölen, kavisi, umulmayan mezarlara; yoksulun öfkesi bir çelik taşır iki hançere karşı. canı bedenlere bölen öfke, bedeni, benzersiz organlara bölen, organı, sekiz düşünceye; yoksulun öfkesi bir yanardağ ateşi taşır iki kratere karşı.
Şiir