erdijrk

erdijrk
@erdijrk
The Men Who Knew Too Much twitter.com/erdijrk instagram.com/erdijrk
Sophisticated / intelligentsia
Psychedelic / underrated
Fear and Loathing in İstanbul
Half Mortal
19 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
zordur şiirleri sonunda sizi hayal kırıklığına uğratmayacak bir şair bulmak. vallejo asla hayal kırıklığına uğratmadı beni. sonunda açlıktan öldüğünü söyleyenler var. ama yalnızlığın dehşeti üzerine yazdığı şiirleri bir biçimde müşfik, bağırmıyorlar. hepimizi yıldırıyor sanatın büyük bir bölümü. insan gibi yazmış vallejo, sanatçı gibi değil. idrakimizin ötesindedir vallejo. hala hayatta olduğunu ve bir odada yürüdüğünü düşünmek hoşuma gidiyor,
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
umuttan söz etmek istiyorum bu acıyı cesar vallejo olarak çekmiyorum. şu anda ne sanatçı, ne bir insan, hatta ne de bir canlı varlık olarak acı çekmiyorum. bu acıyı bir katolik, bir muhammedî yahut dinsiz olarak çekmiyorum. yalnızca acı çekiyorum bugün. adım cesar vallejo olmasaydı da çekecektim bu acıyı. sanatçı olmasaydım, aynı acıyı duyacaktım yine. insan da olmasaydım, hatta canlı varlık ta, böylesine çekecektim bu acıyı. katolik te olmasam, tanrı-tanımaz da olmasam, muhammedî de olmasam yine acı içinde olacaktım. bugün en dipten başlayarak acı çekiyorum. yalnızca acı çekiyorum bugün. açıklamasız bir acı içindeyim şu anda. öyle derin ki acım bir sebebe bağlanamaz, bir sebebe de bağlanamaz. sebep ne olsun ki? ona sebep olabilecek önemdeki şey nerede? hiçbir şey sebebi değil, hiçbir şey ona sebep olacak güçte değil. bu acıdan doğan şey ne işe yarar. benim acım bir tuhaf kuşların kuzey ve güney rüzgârlarından döllenip saldıkları tarafsız yumurtalardandır. sevdiğim kız ölseydi, acım çektiğim acı olmakta devam ederdi. boynumu kesselerdi usturayla, ben yine şimdi duyduğum acıyı duyardım. bu hayatta değil bir başka hayatta olsaydım çekeceğim bundan başka bir acı olmazdı. bugün en yücelerden başlayarak acı çekiyorum. yalnızca acı çekiyorum bugün. açların acısına bakıyorum da benimkinden nasıl da uzakta görüyorum onu. açlıktan ölecek olsam, bir ot olsun biterdi mezarımda. aynı şey âşıklar için de öyledir. âşığın kanı, hangi kaynaktan ve ne yöne aktığı belli olmayan benim kanım yanında nedir ki? şimdiye dek evrendeki her şeyin kaçınılmaz olarak baba-oğul bağlantısı içinde olduğunu düşünürdüm. oysa bugün işte bakın ne babadır benim acım ne oğul. batan gün olmaya tümseği yok, fazlasıyla sinesi var doğan gün olmak için ve loş bir yere konacak olsa hiç ışık salmayacak,
Şiir
Kediler in yoluna giden küçük kuşlar ötüyor zihnimde.
Müthiş bir beyinle sıkı bir vücut Ender biraraya gelir ya da sıkı bir beyinle müthiş bir vücut ya da müthiş bir vücutla müthiş bir beyin. daha da kötüsü, pek sıkı olmayan bir beyinle pek müthiş olmayan vücutlar çok sık biraraya gelir. Hatta, halkın tamamı böyledir nerdeyse ve onlar kendi içlerinde çoğalıyorlar. Sinema salonunda yanınızda oturan kişiye bakın ya da süpermarket kuyruğunda önünüzde durana ya da Meclis'te konuşana. Şaşılası olan Tanrıların bu kötü gidişata bu kadar uzun zamandır izin vermeleri asıl. Yuvasına doğru sürünürken salyangoz.
"Ben de en az herkes kadar aptalım, ama belki biraz daha fazla aydınlandım."
Felsefe