Her kişinin kendi emeği üzerindeki mülkiyeti, tüm diğer mülkiyetlerin asıl temeli olduğu gibi, bunları en kutsal ve en dokunulmaz olanıdır da. Yoksul bir adamın sahip olduğu herşey gücü ve ellerinin becerisidir; komşusuna zarar vermedikçe bu gücünü ve becerisini en uygun gördüğü biçimde kullanmaktan onu alıkoymak ise, bu kutsal mülkiyetin düpedüz ihlalidir. Bu hem işçinin hem de onu çalıştırmak isteyenin hakkı olan özgürlüğün doğrudan doğruya çiğnenmesidir. Birisi uygun gördüğü biçimde çalışmaktan alıkonulmaktadır. O kişinin çalıştırılmaya uygun olup olmadığını kestirmek, bu işte o kadar çok çıkarı bulunan işverenlerin değerlendirilmesine güven içinde bırakabilir. Yasa koyucunun, işverenlerin uygun olmayan kişiye iş vermemeleri gerektiği üzerine kaygısını belirtmesi, açıkça, hem küstahlık hem de zorbalıktır.