Şehir ağır ağır boşalmaktaydı. Talebeler memleketlerine yahut dağ köylerine, ucuz plajlara çekiliyorlar. Zenginlerse şimale, şimalin büyük gazinolu, operalı deniz kenarı şehirlerine göçüyorlardı. Sanki bütün kesesi müsait şehir halkı sıcaktan yanan kasabayı fakirlere bağışlıyor ve sanki bu sıcağı, bu tahammül edilmez harareti kendileri şehre veriyorlarmış gibi kaçıp gidiyorlar. Şehri amelelere parasız talebelere ve ihtiyar kızlara bırakıyorlardı.