Varsın kimse düşünmesin beni.
Bütün yeryüzünü düşünelim,
aşkla vuralım masaya.
Dönmek istemiyorum bir daha
kan bulaşmış ekmeğe, fasulyelere,
müziğe: Madenci, kız çocuğu, avukat, denizci
ve oyuncak bebek üreticisi bana eşlik etsin
istiyorum,
sinemaya gidelim,
çıkıp şarapların en kırmızısını içelim.
Hiçbir şey çözmeye gelmedim.
Şarkı söylemeye geldim buraya,
sen de benimle söyleyesin diye.
Sayfa 398 - can modern 2. baskı - 1971 Nobel Edebiyat Ödülü·Kitabı okudu
Dokunmadınız, dokunmadınız hiç yolda
çıplak sarkıtın kesin bir kararla duruşuna,
buz gibi lambaların ortasındaki eğlenceye,
kara yaprakların soğuk yüksekliğine,
izlemediniz beni toprağın gizlediği ince köklerde,
tırmanmadınız ölümden sonra
çiyin taçlarına yeniden
kumun izlerinden tane tane
açılan bir gülü kaplayana kadar,
var olamazsınız siz
mutluluğun kullanılmış giysileri içinde
günden güne ölmeden.
Metal bir yağmur bulutuyum ne var ki ben,
aceleci ve dilsiz sulara dokunan
ve sonsuz kötü havalara dönüp dönüp meydan okuyan
gökyüzüne, bulutlara, dünyevi olana zincirli bir halka.
Sayfa 316 - can modern 2. baskı - 1971 Nobel Edebiyat Ödülü·Kitabı okudu
Nasıl sığdırdı içine toprak
yoksul çocukları, o taş
ve üzüntü sütüyle beslenen
çocukları için onca acıyı?
Olan bu işte. Yazdığım bu.
Hayatın alnıma yazdıkları.
Sayfa 280 - can modern 2. baskı - 1971 Nobel Edebiyat Ödülü·Kitabı okudu
Uçarılıktan başka bir şey yapmadınız:
Yığınla döküntü sattınız,
ilahî saçlar, nazenin bitkiler, kırık tırnaklar,
"Saf Güzellik", "efsun",
zavallı, ödlek yapıtlar peşinde koştunuz
göz boyamak için, şaşkına dönsün diye
narin gözbebekleri, ziftlenesiniz diye
efendilerinizin size attıkları yemek artıklarıyla,
korumadan, fethetmeden,
görmeden can çekişen taşı...
mezarların ölü, çürüyen
çiçekleri üzerine yağarken yağmur;
mezarlık çelenklerinden
daha körsünüz siz.
Sayfa 253 - can modern 2. baskı - 1971 Nobel Edebiyat Ödülü·Kitabı okudu