Uçarılıktan başka bir şey yapmadınız:
Yığınla döküntü sattınız,
ilahî saçlar, nazenin bitkiler, kırık tırnaklar,
"Saf Güzellik", "efsun",
zavallı, ödlek yapıtlar peşinde koştunuz
göz boyamak için, şaşkına dönsün diye
narin gözbebekleri, ziftlenesiniz diye
efendilerinizin size attıkları yemek artıklarıyla,
korumadan, fethetmeden,
görmeden can çekişen taşı...
mezarların ölü, çürüyen
çiçekleri üzerine yağarken yağmur;
mezarlık çelenklerinden
daha körsünüz siz.