erfdali

erfdali
@erf_dali
Cümle, evlaymış insanla buluşana kadar. Gel arınalım cümle insandan, uçsuz bucaksız; sınır, kuşak tanımayan sevdalara, tükenmeyen umuda yol alalım.
...artık dinmiş bir gülüşü dörde, sekize, on altıya bölüyor; durmaksızın bölüp ufalıyordu.
Sayfa 90 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uyuyup uyanıp elimle göğsümü yokluyorum. Sıkıntı orada duruyor. Koyup gitmek bilmiyor.
Sayfa 90 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tohumların hepsi serseridir! Duyuyor musunuz? Hepsi serseri, hepsi töre bilmez, hepsi aylak, hepsi eşkıya!
Sayfa 52 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Kızgın yaz sonu güneşi hâlâ tepesinde asılmış duruyor. Bu güneş bir süre daha bu kızgınlığını sürdürürse, yerini bol güz yağışlarına çabucak bırakmazsa, çatlaklarındaki en nemli köşelere dek sızıp oraları da kurutacaktır. Güneş, duvarı ilik ve kemiklerinin en ince noktalarına dek kurutunca, ince çatlağın o serin, o nemli noktası da hiç kuşkusuz, artık hiçbir canlıyı barındırmayacak denli kurumuş olacaktır. Önünde sonunda bu tohum, duvarın kendi sıcaklığıyla kış aylarının nemli soğukluğu arasında ona, uygun bir ortam hazırlayacak aylara çıkmayacaktır. O zamana kalmayacaktır. Kalırsa?
Sayfa 48 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Her yer böyle yüzsüzlerle dolu. Koca kentte kibar bir yer kalmadı.
Sayfa 34 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı