Ergun Erdoğan

Ergun Erdoğan
@ergun422
Allahın garip kulu
Güvenlik
Lise mz
Antalya
Antalya
3 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
ON ÜÇÜNCÜ ÂFET YALAN YERE SÖZ VERMEK
ON ÜÇÜNCÜ AFET YALAN YERE SÖZ VERMEK Dil ,âdeta söz vermede yarışır .Sonra da nefis , genellikle o sözü yerine getirmeye yanaşmaz .Böylelikle sözünde durmamış olur .Bu isemünafıklığın alâmetlerindendir .Yüce Allah şöyle buyurur : " Ey iman edenler ! Akitleri yerine getiriniz " BU konuda Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur : "Söz vermek (de karşıdaki insana vaad edilmiş ) bir ikram gibidir . Bunun için söz verince yerine getirmek gerekir . Allah Resûlü şöyle buyurur : " Söz borç gibidir veya ondan daha önemli " Yüce ALLAH , Kur'ân-ı Kerim'de Hz İsmail'i (a.s) şöyle övmüştür : "Gerçekten o, sözüne sadıktı ." Anlatıldığına göre Hz İsmail (a.s ) ile bir arkadaşı bir yerde buluşmak uzere sözleştiler .Arkadaşı buluşma saatini unuttu .Hz İsmail (a.s) onu tam yirmi iki gün bekledi . Abdullah b.Ömer'in (r .a ) vefât anı yaklaşmıştı .Şöyle vasiyet etti : " Kureyş 'ten bir adam benim kızımı istemişti .Ben de ona söz verir gibi olmuştum .Vallahi ! Bende münâfıklığın üç alametinden biri bulunduğu halde Allah'ın huzuruna varmak istemem .Sizi şahit tutuyorum ! Kızımı ona verdim ." Abdullah b.Ebü'l -Hansa anlatır : Allah Resulü'ne peygamberlik verilmeden önceydi .Kendisiyle alışveriş yapmıştım ve bir miktar borcum kalmıştı .Bir yerde ödemek uzere anlaştık .Ona getireceğime söz vermiştim.Ancak o gün ve ertesi gün borcumu götüreceğimi unuttum .Üçüncü gün gittim ki Allah Resulü hâlâ orada bekliyordu .Beni görünce , "Eygenç ! Bana zahmet verdin ; üç gündür seni burada bekliyorum "buyurdu . İbrahim en- Nehaî 'ye , " Biri birine söz veriyor ,ancak diğeri gelmiyor .Sözünde duranın ne yapmasi lazım ? diye sorduklarında şöyle demistir : " Onu , öbür namazın vakti girene kadar bekler.Gelmediyse gider ; sorumluluk gelmeyene aittir ."
Sayfa 121 - Semerkand·Kitabı okuyacak
Din
Reklam
ON ÜÇÜNCÜ ÂFET YALAN YERE SÖZ VERMEK
ON ÜÇÜNCÜ AFET YALAN YERE SÖZ VERMEK Dil ,âdeta söz vermede yarışır .Sonra da nefis , genellikle o sözü yerine getirmeye yanaşmaz .Böylelikle sözünde durmamış olur .Bu isemünafıklığın alâmetlerindendir .Yüce Allah şöyle buyurur : " Ey iman edenler ! Akitleri yerine getiriniz " BU konuda Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur : "Söz vermek (de karşıdaki insana vaad edilmiş ) bir ikram gibidir . Bunun için söz verince yerine getirmek gerekir . Allah Resûlü şöyle buyurur : " Söz borç gibidir veya ondan daha önemli " Yüce ALLAH , Kur'ân-ı Kerim'de Hz İsmail'i (a.s) şöyle övmüştür : "Gerçekten o, sözüne sadıktı ." Anlatıldığına göre Hz İsmail (a.s ) ile bir arkadaşı bir yerde buluşmak uzere sözleştiler .Arkadaşı buluşma saatini unuttu .Hz İsmail (a.s) onu tam yirmi iki gün bekledi . Abdullah b.Ömer'in (r .a ) vefât anı yaklaşmıştı .Şöyle vasiyet etti : " Kureyş 'ten bir adam benim kızımı istemişti .Ben de ona söz verir gibi olmuştum .Vallahi ! Bende münâfıklığın üç alametinden biri bulunduğu halde Allah'ın huzuruna varmak istemem .Sizi şahit tutuyorum ! Kızımı ona verdim ." Abdullah b.Ebü'l -Hansa anlatır : Allah Resulü'ne peygamberlik verilmeden önceydi .Kendisiyle alışveriş yapmıştım ve bir miktar borcum kalmıştı .Bir yerde ödemek uzere anlaştık .Ona getireceğime söz vermiştim.Ancak o gün ve ertesi gün borcumu götüreceğimi unuttum .Üçüncü gün gittim ki Allah Resulü hâlâ orada bekliyordu .Beni görünce , "Eygenç ! Bana zahmet verdin ; üç gündür seni burada bekliyorum "buyurdu . İbrahim en- Nehaî 'ye , " Biri birine söz veriyor ,ancak diğeri gelmiyor .Sözünde duranın ne yapmasi lazım ? diye sorduklarında şöyle demistir : " Onu , öbür namazın vakti girene kadar bekler.Gelmediyse gider ; sorumluluk gelmeyene aittir ." İmam Gazzâli /
TASAVVUF VE ZİKRULLAH 2
"Kıyamet kopmadıkça tövbe kapısı kapanmayacaktır "müjdesini iyi anla.Her zaman arayan nasiplisi nasibini bulur .Hiç şüphen olmasın . Eğer murat değilsen , mürit olmaya çalış .Kula bu rahmetin önü açık bırakılmıştır .Murat olan ruh , ruhlar aleminde "Ben sizin Rabbınız değil miyim ? hitabına terddüt etmeden "belî " yani evet diyen ruhlar daha dereceleri yücelsin diye kazanç yeri olan dünyaya bilâ istisna bütün ruhlar cesedlenerek gönderildi . Sonsuz rahmeti ilâhinin zuhuru olarak yer yüzünü kulun hayrına tertip ve tanzim etti HAZRETİ ALLAH .Bahşedilen cüz 'i iradesinden Benîâdem'i sorumlu kılıp , elçileri vasıtası ile mekarimi ahlak rahmetini bütün kullarına sermaye olarak lutfetmiştir . Murad olan kul için rahmet yolu daha açık .Gazabı ilâhiyu celbeden yollar murat için de açık ise de , avam gibi nefsani arzularının esiri değildir .Ufak bir kıvılcım muradı uyarmaya yeterli olur .Dereceleri yücelsin diye dünya lutfedilmiş kazanç yeridir .Tasavvufta izah edildiği gibi "kavis "tarif edilir .Ruhlar cesetli olarak kavisi tamamlamak mecburiyetindedirler .Dünyada kavislerini tamamlamaya ömrü yetmeyen iman ehlinin kabir hayatına imanlarını götürebilenlerine kabir hayatında kavislerini tamamlama imkanı verilmiştir .Fakat dünya gibi kabir hayatı kazançlı olmayıp müddeti daha uzundur . Acabasız , ALLAH'ın birliğine iman eden , elçisi olarak resüllerine , semavi kitaplara , suhuflara , meleklerine , öldükten sonra dirileceğine , hayır ve serrin ALLAH'tan olduğuna iman eden bahtiyarlar murattır .Mutlak adalet sahibi olan Hazreti Allah onları kâfir olarak huzuruna götürmez ."Murat nazdadir , mürit niyazdadır"denildi . H.HASAN GALİP KUŞÇUOĞLU (K.S)
TASAVVUF VE ZİKRULLAH
"Kıyamet kopmadıkça tövbe kapısı kapanmayacaktır "müjdesini iyi anla.Her zaman arayan nasiplisi nasibini bulur .Hiç şüphen olmasın . Eğer murat değilsen , mürit olmaya çalış .Kula bu rahmetin önü açık bırakılmıştır .Murat olan ruh , ruhlar aleminde "Ben sizin Rabbınız değil miyim ? hitabına terddüt etmeden "belî " yani evet diyen ruhlar daha dereceleri yücelsin diye kazanç yeri olan dünyaya bilâ istisna bütün ruhlar cesedlenerek gönderildi . Sonsuz rahmeti ilâhinin zuhuru olarak yer yüzünü kulun hayrına tertip ve tanzim etti HAZRETİ ALLAH .Bahşedilen cüz 'i iradesinden Benîâdem'i sorumlu kılıp , elçileri vasıtası ile mekarimi ahlak rahmetini bütün kullarına sermaye olarak lutfetmiştir . Murad olan kul için rahmet yolu daha açık .Gazabı ilâhiyu celbeden yollar murat için de açık ise de , avam gibi nefsani arzularının esiri değildir .Ufak bir kıvılcım muradı uyarmaya yeterli olur .Dereceleri yücelsin diye dünya lutfedilmiş kazanç yeridir .Tasavvufta izah edildiği gibi "kavis "tarif edilir .Ruhlar cesetli olarak kavisi tamamlamak mecburiyetindedirler .Dünyada kavislerini tamamlamaya ömrü yetmeyen iman ehlinin kabir hayatına imanlarını götürebilenlerine kabir hayatında kavislerini tamamlama imkanı verilmiştir .Fakat dünya gibi kabir hayatı kazançlı olmayıp müddeti daha uzundur . Acabasız , ALLAH'ın birliğine iman eden , elçisi olarak resüllerine , semavi kitaplara , suhuflara , meleklerine , öldükten sonra dirileceğine , hayır ve serrin ALLAH'tan olduğuna iman eden bahtiyarlar murattır .Mutlak adalet sahibi olan Hazreti Allah onları kâfir olarak huzuruna götürmez ."Murat nazdadir , mürit niyazdadır"denildi . GÂLİBİ PİRÎ H.GÂLİP HASAN KUŞÇUOĞLU (K.S) Kâdirî ,Rüfai ,Gâlibi Meşayihı ,Mutasavvıf