İnsan neden okur ? Bir dizeye yahut bir cümleye tesadüf edersiniz ve dersiniz ki “İşte bu tam da benim yaşadığım ama adını koyamadığım o duyguyu anlatıyor!” Yalnızlığımız bir anlığına uçar gider. Başka ruhlarla aranızda bir akrabalık bulursunuz. Çoğalır ve iyileşirsiniz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kimi zaman hiç uyunmamış geceler ertesinde,
pazartesiler cuma oluyor,
cumalar pazartesi.
Aylar geçiyor, değişiyor mevsimler;
hiç yaşanmamışlar gibi.
Oysa ne çok sene birikti ardımda. Bilmiyorum ki,
birikecek mi bir bu kadar daha?
Ardıma dönüp bakıyorum da,
dallarımı kıran rüzgârları bile
affetmişim ama,
bir kendime uzanamamış elim. Yastıklarım kuş tüyüymüş de, ağır gelmiş düşüncelerim.
Biriktirdiğim keşkeler, ardımdan bile söylenmeye yetermiş.
Bütün heveslerim, genellemelerin içinde yitip gitmiş.
Oysa ne çok cümlem vardı benim.
Her şeye inat, yüreğimi ısıtan ne çok hayalim.
Biliyorum, bu kadar kırılgan olmayı kaldırmıyor hayat.
Her tökezleyişte kendi içine saklanınca, sıvazlamıyor sırtını.
Pencere önü çiçekleri değiliz ki,
anlayışlı bir el alıversin bir çırpıda içeri.
Hadi aldı diyelim,
gün ışığı olmadan ne kadar yaşanır ki?
Unutmasını bilen kadınları sevdim
Trenle geceyarısı geçilen kentleri..
Şimdi bir soru işareti gibi kaldım şu dünyada.
Biraz sonra kalkıp yüzümü yıkarım artık
Sonra bir kitap okurum, ya da çiçekleri sularım.
Ahmet Erhan