Vincent van Gogh’un hayatı beni hep derinden etkilemiştir. O, yoksullukla, yalnızlıkla ve içindeki fırtınalarla savaşırken bile resim yapmayı hiç bırakmamış bir sanatçıydı. Onu en iyi anlatan şeylerden biri, kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplardır. Bu mektuplarda hem umudunu hem de kırgınlıklarını öyle içten bir şekilde paylaşır ki, sanki onun kalbini okur gibi olursun.
Belki de bu yüzden, “Yıldızlı Gece” tablosuna baktığımda sadece bir gece manzarası değil, Van Gogh’un ruhunu görürüm. O karanlık gökyüzünde dönen yıldızlar, bence onun tüm acılarına rağmen hâlâ ışığı arayışını anlatıyor.
Kısacası Van Gogh’un hayatı bana şunu hatırlatıyor: Ne kadar zor olursa olsun, insan içindeki ışığı kaybetmemeli. O, yaşarken anlaşılmadı belki ama bugün milyonlarca insanın kalbine dokunuyor. Ve bence bu, bir sanatçının ulaşabileceği en büyük ölümsüzlük.