Erhan

Erhan
@erhank35
C2 seviye Baba C2 seviye Mühendis B1 seviye Yazılımcı B1 seviye Runner
Puan vermedi·120 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 11:04
Eser Türk edebiyatının ilk yerli romanı kabul edilir. Görücü usulü evlilik ve kadınların toplum içindeki konumu üzerine oldukça çarpıcı bir hikâye anlatıyor. Talat ile Fitnat’ın aşkı üzerinden, dönemin katı geleneklerini ve aile baskısını fena bir şekilde eleştiriyor. Romanın dili bugün için biraz ağır ve yer yer didaktik geliyor; fakat verdiği mesaj net: Sevgi olmadan yapılan evlilikler, insan hayatını trajediye sürükler. Özellikle Fitnat karakteri, kaderine boyun eğmek zorunda kalan kadınların sembolü gibi. Kısacası bu kitap, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda toplumsal bir eleştiri. Okurken hem dönemin İstanbul’unu hissediyorsun hem de insanın çaresizliğini.
1000Kitap
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202238bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·72 syf.··
2026 6. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 06:32
2890 Yılında” kısa ama etkisi büyük bir metin. 1800’lü yıllarda yazılmış olmasına rağmen, bugünün dünyasını şaşırtıcı bir şekilde tahmin ediyor. Görüntülü konuşmalar, anlık haberler, hızlanan hayat… Okurken insan hem hayran kalıyor hem de biraz ürperiyor. En çok hoşuma giden şey şu oldu: Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanın hırsı, merakı ve güç tutkusu pek değişmiyor. Kısacık bir hikâye ama düşündürdüğü şey çok büyük. Bilimkurgu sevenler için kesinlikle okunmaya değer.
1000Kitap
2890 YılındaJules Verne · Kaf Yayıncılık · 1999310 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 13:36
Kendime Düşünceler kitabı benim için bir “kişisel gelişim kitabı”ndan çok daha fazlası. Çünkü bu metin aslında bir imparatorun kendine tuttuğu notlardan oluşuyor. Yani süslü cümleler kurmak için değil, ayakta kalmak için yazılmış. Marcus Aurelius hayatın zorluğunu inkâr etmiyor. İnsanların zor, hayatın kısa, ölümün kaçınılmaz olduğunu açıkça söylüyor. Ama bütün bunların içinde insanın kontrol edebileceği tek şeyin kendi zihni olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca en çok vurgulanan şey şu: Olaylar değil, onlara verdiğimiz anlam bizi sarsar. Dili sade ama derin. Bazen bir cümlelik bir düşünce bile insanı uzun süre düşündürüyor. Özellikle zor dönemlerden geçen biri için çok güçlü bir iç denge rehberi olabilir. Kısacası, bu kitap bağırmıyor; sakin bir sesle konuşuyor. Ama söyledikleri insanın içine işliyor.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 10:04
Sadist benim için klasik bir korku romanından çok daha fazlası. Okurken sürekli bir gerginlik hissi vardı ama bu, ani korkutmalarla değil; yavaş yavaş artan bir baskıyla oluşuyor. Mesela Annie’nin Paul’a söylediği “En büyük hayranınım” cümlesi başta masum gibi duruyor. Ama ilerledikçe bu sözün aslında bir tehdit gibi hissettirdiğini fark ediyorsunuz. Bir de Annie’nin o meşhur “Bu hiç hoşuma gitmedi” tarzındaki sakin ama sert çıkışları var. Bağırmıyor, sakin konuşuyor ama o sakinliğin altında ciddi bir tehlike hissediliyor. Bence kitabı güçlü yapan da bu. Paul’un çaresizliği de çok iyi aktarılmış. Yatağa bağlı olduğu anlarda sadece kaçmayı değil, zihnini korumayı da düşünmesi etkileyici. Yazı yazarak hayatta kalmaya çalışması aslında çok sembolik. Hem fiziksel olarak tutsak hem de kendi yarattığı hikâyenin içinde sıkışmış gibi. En çok hoşuma giden şey, olayların büyük kısmı tek bir evde geçmesine rağmen asla sıkıcı olmaması. Aksine, o kapalı alan hissi insanı daha da geriyor. Annie karakteri ise gerçekten unutulmaz. Sadece “kötü” değil; takıntılı, kırılgan ve dengesiz. Onu bu kadar gerçek hissettiren de bu zaten. Genel olarak söylemem gerekirse, “Sadist” hızlı okunan ama etkisi uzun süren bir kitap. Bittiğinde rahatlıyorsunuz ama o huzursuzluk hissi bir süre sizinle kalıyor. Psikolojik gerilim seven biriyseniz kesinlikle okunması gereken bir roman.
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20185,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
·
250 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 07:20
Harry Potter serisinin bizim için ayrı bir önemi vardır. Bizim için diyorum çünkü her gün akşam ne okursak okuyalım Harry okumadan uyumayız Kitabı özümsemiş birisi olarak, Felsefe Taşı’nı okurken en çok hoşuma giden şey, hikâyenin yavaş yavaş ama merak uyandırarak açılması oldu. Harry’nin Dursley’lerle geçen sıkıcı ve değersiz hissettirilen hayatı, aslında karakteri tanımak için çok iyi bir başlangıç. Hogwarts’a gidişiyle birlikte her şey değişiyor ve okur olarak ben de onunla beraber bu dünyayı keşfetmeye başlıyorum. Büyülü dersler, öğretmenler, okulun atmosferi ve küçük detaylar bile kitabı canlı kılıyor. Kitap sadece büyü ve maceradan ibaret değil; dostluk, aidiyet duygusu ve kendine inanma gibi temaları da çok doğal bir şekilde işliyor. Ron ve Hermione’nin hikâyeye katılmasıyla birlikte ekip ruhu ve arkadaşlığın önemi daha net hissediliyor. Kötülük tarafı ise korkutucu olmaktan çok gizemli bir şekilde anlatılmış, bu da merakı sürekli ayakta tutuyor. Dilinin sade ve akıcı olması sayesinde her yaştan okurun rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Tabiki filmini izledik
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,8bin okunma