10/10
·428 syf.··
2025 112. kitabı
Kitabın içeriği hakkında pek bir şey söylemeye gerek yok, kapak zaten anlatıyor bunu. Ancak günümüzde hâlâ "Neden kadın şiddeti, kadın cinayeti diyorsunuz? Erkekler bunlara maruz kalmıyor mu? Neden ayrım yapıyorsunuz?!" şeklinde soranları duyuyorsunuzdur. Onlara bu kitabı okumalarını tavsiye edebilirsiniz. Kitap 4 bin yıllık tarihi anlatmış ama çok daha öncesinde de şiddet en çok erkekten geliyordu ve en çok da kadına yönelikti. Binlerce yıldır böyleydi, hâlâ böyle. Kitapta bahsi geçen binlerce vakada uygulanan şiddetin boyutunu, türünü, iğrençliğini okuyunca "kadın cinayeti" dediğimiz olay öyle masum kalıyor ki! Sonsuza kadar son bulması dileğiyle.
1000Kitap
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Hukuk denen tiyatro
7/10
·428 syf.·
2025 165. kitabı
İsim olarak çok kuvvetli olan bir kitabın bu kadar basit olacağını düşünmemiştim, ama araştırma olarak çok büyük bir emek ve zaman harcandığı su götümez bir gerçektir. Kitap Avrupa, Afrika ve de ABD ile kısıtlandığı için, eksik kalmış, gerek taciz, tecavüz konusu gerek eşcinsellik bu kıtalara mahsus değil tüm dünyada var olan bir gerçek ve din maalesef bu konunun üzerinde çarşaftan öteye gidemiyor sadece üzerini örtüyor. En çok hayret ettiğim şeylerden biri ise hayvanlar ile seksi de belli dönemlerde cezalandırmak (idam) olması da ayrı bir nokta. Maalesef ki aynı dönemde kız çocuklarına tecavüzü hoş karşılayan tabiri caizse cezasız bırakan da yine aynı kişiler ve benzerleriydi. Dönemimizde olduğu gibi her dönemde maalesef ki kadınların aleyhine işliyor hukuk denen tiyatro.
Alıntı
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Reklam
Puan vermedi·428 syf.··
2025 35. kitabı
Seks ve Ceza kitabı, bana yalnızca tarihsel bilgi sunmadı; aynı zamanda bakış açımı genişletti, puslu kalan noktaları görünür kıldı ve cevabını bulamadığım sorulara ışık tuttu. Kitap boyunca fark ettiğim en önemli şeylerden biri, cinselliğin hiçbir dönemde yalnızca bireysel bir mesele olarak görülmemiş olmasıydı. Toplumlar için cinsellik, düzenin, soyun ve dinin bir parçasıydı. Bu yüzden yasalarla, dini kurallarla ve tabularla sürekli denetim altında tutuldu. Kadınların bedenleri, özellikle bekâretleri ve doğurganlıkları, toplumsal şerefin bir temsili haline getirildi. Erkeklere daha esnek davranılırken, kadınlar ağır cezaların, toplumsal damgalamanın ve tabuların hedefi oldular. Zina, ensest ya da regl gibi konular, farklı toplumlarda farklı şekillerde ele alınsa da çoğunlukla kadınların aleyhine işledi. Antik Mezopotamya’dan Ortaçağ’a kadar uzanan süreçte kadın bedeni, neredeyse suçun kendisiymiş gibi yargılandı. Din ve ahlak anlayışları bu denetimde büyük rol oynadı. Aziz Augustinus’un şehveti “ilk günahın kanıtı” olarak görmesiyle birlikte bekâret yüceltilmiş, cinsellik evlilik içinde bile yalnızca üremeye indirgenmişti. Regl ve cinsel salgılar “kirli” kabul edildi, eşcinsellik ise Sodom ve Gomora hikâyesi üzerinden Tanrı’nın gazabını çeken bir günah olarak tanımlandı. Böylece farklı yönelimler ve farklı yapıya sahip insanlar, tarih boyunca sürekli dışlandı. Oysa bu kitap bana onların insanlık tarihi boyunca hep var olduklarını, yok sayılmadıklarını ya da bir “lanetli kavim” gibi damgalanamayacaklarını gösterdi. Cinsellik yalnızca yasaklarla değil, cezalarla ve teşhirle de bastırıldı. Taşlama, kazığa oturtma, yakma gibi yöntemler hem acı çektirmeyi hem de toplum önünde aşağılamayı amaçlıyordu. Zamanla cezaların biçimi değişti, ama baskı kaybolmadı. 18. ve 19.
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Dikkatli okumakta fayda var
7/10
·428 syf.··
2025 155. kitabı
Kitabı eleştirmeden önce söylemem gereken birşey var. Gerçekten herşeye rağmen yine de beğendim :) Tamam şimdi eleştiri kısmına geçebiliriz. Öncelikle yazar çok usta bir gazeteci. Usta olduğu yazım işlerini okuduğu hukuk ile birleştirince de gerçektenten akıcı bir kitap olmuş. Bir tarih kitabından beklenmeyecek kadar hem de. Çok şaşırttı:) Gazete yazıları malumdur ki ilgi çekmek için bir çok yöntem kullanır. Yazar da çok iyi gazete ve dergilerde çalıştığı için bu yöntemlerin hepsine hakim ve ustalıkla kullanıyor kitap sonuna kadar. Anlatımlarını vakalar üzerinden espri ve hicvi ile süsleyerek yapıyor. Her seferinde vay be dedirtecek bilgilerle hayrette bırakıyor. Kitabı okurken, bizde de gazeteciler var sözde ama niçin bu kadar iyi kitaplar yazamıyorlar diye tekrar tekrar sordum bu yüzden. Neyse.. Bunlar hoşuma giden kitabın iyi taraflarıydı. Gelelim asıl mevzulara. Usta yazar olması söylediklerinin doğru olduğu anlamına gelmez. Ki zaten gazetecilerin müthiş yalan söyleme ve manipülasyon yapma yetenekleri de olduğunun farkındaysak olayın zaten rengi değişir:) Baştan sona çok taraflı yazılmış ve sürekli tarihi olayları yönlendiren yorumlar bol bol yapılmış. Söylediklerini desteklemek için kaynakları da bir güzel sıralamış. Bu konuda cidden tebrik ederim, müthiş bir çaba. Ama şöyle bir durum var insanlar kaynak görünce "Haa bak işte kaynak da var kesin doğru bu" diye atlamaya çok hevesli oluyorlar. Tarih bilgisi zayıf kişiler bu şekilde anlatılanlara kesin gözüyle bakıp inanabiliyor. Teknik bilgisi olanlarınsa yapacağı şey daha şüpheyle yaklaşıp kaynakların nerden nasıl geldiğine bakmaktır. Bir sürü yalanlanmış kaynak bu gerçektir diye piyasada geziyor ama ilgilisi olmayınca bunları bilmek güç. Eğer işine geleni tamam işte deyip kullanmaya kalkan bu gibi yazarlara da
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2025 6. kitabı
Berkowitz’in temel argümanı, cinselliğin her zaman sadece bireysel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal düzenin ve iktidar ilişkilerinin bir aracı olduğudur. Kitap boyunca tekrar eden düşünce cinselliğin sadece arzuyla değil güçle ve toplumun istikrarıyla bağlantılı olduğu. Kitap kronolojik olarak düzenlemiş. Mezopotamya şehir devletlerinin yazılı kanunlarından başlayarak Antik Yunan, Roma, Orta Çağ Avrupa’sı, Rönesans, Victoria dönemi ve 20. yüzyıla kadar ilerliyor. Örneğin, Babil Kralı Hammurabi’nin yasalarında zina eden kadının öldürülmesi gerektiği yazılıyken, aynı suçun erkekler için çok daha hafif karşılıkları bulunuyordu. Antik Yunan’da erkekler arası aşk ilişkileri, özellikle bir yetişkin erkek ile genç bir delikanlı arasında olanlar, toplumsal kabul görüyordu. Ancak bu ilişki belirli sosyal kurallar çerçevesinde olmalıydı. Roma döneminde ise cinsellik, devletin ve ailenin çıkarları doğrultusunda düzenlenmişti. Özgür bir Roma vatandaşının cinsel davranışlarına, karşı tarafın statüsüne göre bakılıyordu. Kölelerle veya düşük sınıftan biriyle ilişki kurmak serbestti; ama bir başka özgür vatandaşın onurunu zedelemek ağır cezalar doğuruyordu. Orta Çağ’da ise cinselliğe bakış tamamen farklı bir noktaya evrilmişti. Kilisenin etkisiyle, evlilik dışı her türlü cinsel ilişki büyük günah sayılıyor, cezası çoğu zaman ölüm oluyordu. Modern dönemlere geldikçe, cinsellik “patoloji” çerçevesinde tartışılmaya başlanıyor. Ancak baskılar azalmıyor, yalnızca şekil değiştiriyor Kitap birçok dönemden gerçek davalara ve olaylara yer veriyor. Kitabın içeriği ve geniş zaman dilimi kapsaması büyük bir artı. Ancak bu genişlik derinlikten ödün verilmesine neden oluyor. Kitap iddialı bir şekilde dört bin yıllık bir dönemi kapsama hedefiyle yola çıkıyor. Ancak, bu kapsamın
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2022 192. kitabı
Kraliyet metresleri, eşcinsel at arabası yarışçıları, ortaçağ travestileri, cadılar, keçi seviciler, rahibe fahişeler ve Londralı kiralık oğlanlar gibi aykırı oyuncuların renklendirdiği seks tarihinde bir çağ ve toplumda hoşgörülen davranışlar bir ötekinde en ağır şekilde cezalandırıldı. Ancak seks dürtüsü antik çağlardan beri kendini dizginlemeye çalışan her türlü girişime karşı koydu. Seks ve ceza, dört bin yıllık cinsellik, din ve mülkiyet üçgeninin açılarının çok da değişmediğini gösteriyor bizlere...
Seks ve CezaEric Berkowitz · Kolektif Kitap · 2015813 okunma
Reklam
Reklam