Temennisiz 'Temenni'
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 16:23
“Keşke çocukken ölseydim.” Perde böyle açılıyor. Öyle bir perde ki bu, üzerine kan sıçramış, naftalin kokusuyla bastırılmaya çalışılmış ama ekşimtırak, küflü şiddet kokusunu bir türlü gizleyememiş. Sibel K. Türker, Cennette Gibiyim ile bize bir hikâye anlatmıyor. Ruhumuzun köşelerine sakladığımız utancı, bir kız çocuğunun, Temenni’nin bakışlarıyla yüzümüze çarpıyor. İsmiyle müsemma olmayan, ismi bile bir ironi, bir iç çekiş olan kızın dünyasında cennet, ancak bir yokluk hâli olabilir. Çünkü varlık, onun için babasının annesini bıçakladığı ana şahitlik etmekti. Varlık, annesinin cansız bedeni başında bir duygu tanığı olmaya mahkûm edilmekti. Biz bu ülkede sadece ölen kadınların yasını tutmayı öğrendik. Siyah beyaz fotoğraflarının altında kaç dakika üzüleceğimizi, hangi etiketi kaç kere paylaşacağımızı ezberledik. Ama evlerin içinde kalanları, kanlı halıların üzerinde büyüyen çocukları, çocukların içindeki sessiz çığlığı hep bir perde arkasına ittik. İşte bu metin, o perdenin ardındaki karanlığa dair bir ağıt. Türker’in dili, neşter kadar keskin ama bir o kadar da zarif. Acıyı bağıra çağıra anlatmıyor. Acıyı, mutfaktaki mayalı hamur kokusunun arasına sızan bir tekinsizlik gibi, tül perdelerin arasından süzülen solgun bir ışık gibi veriyor. Temenni, annesi öldürüldükten sonra sığındığı teyze evinde bir sığıntı olmanın ne demek olduğunu iliklerine kadar hissederken, aslında biz de kendi evlerimizde ne kadar yabancı olduğumuzu sorguluyoruz. Teyze evi, baba evinden daha güvenli değil, orada da başka bir eril zorbalık, başka bir sessizlik var. Eniştenin bakışları, kuzenlerin kayıtsızlığı... Kadınlığın bu topraklarda nasıl bir güvencesiz hâl olduğunu, Temenni’nin her adımında, her korkusunda görüyoruz. O, sevilmekten korkuyor. Çünkü onun dünyasında sevilmek, bir erkeğin
Cennette GibiyimSibel K. Türker · İthaki Yayınları · 2024251 okunma
Selam :)
8/10
·594 syf.··
2026 18. kitabı
Yazarın hayal dünyasına bayıldım. Kitabı o kadar iyi kurgulamış ki müthişti. Ama kitap baya yavaş ilerliyor. Hatta ilk başlarda bu kitap bitmeyecek elim de kalacak diye korkmadım değil. Ama beni baya şaşırttı. Olaylar ilerledikçe kurgu daha da güzelleşti sanki. Özellikle de son bölümleri çok iyiydi. Keşke kitapta eril-fane ve aazareni daha fazla okusaydık. En sevdiğim karakterler oldular. Kitapta tanrılar , tanrı tohumları, tharavalar, rivadlar gibi değişik değişik türler vardı. Benim severek okuduğum bir kitap oldu...
1000Kitap
HayalciLaini Taylor · Artemis Yayınları · 2018513 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·106 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 00:48
Hiç anlamadığım bir konu hakkında kitap okuma cesareti gösteren kendime "aferin" diyorum. Müzik dinlemek ile müzikten anlamak arasındaki farkı idrak etmekten ötürü de mutluyum. (Müzikten anlamıyor muşum) Okudum bitti yapılacak bir kitap değil, geri dönüp bakmak gerekiyor. Umarım hep istifade ederim.
Müzikte Türler ve BiçimlerAndre Hodeir · Pan Yayıncılık · 200313 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2025 20. kitabı
[english below] zeynep, başından sonuna kocaman sarılmak istediğim biri oldu. korkularımız, hayata bakışımız o kadar benzer ki. içindeki insanları siyah beyaz olarak ayırma isteği, kırılıp üzülme korkusundan geldiğinden hep o gökkuşağı renklerinden kaçışı olsun, insanlara ne kadar yakınlaşırsa o kadar kırılacağı korkusu olsun... hele aşk. toplumun baskılarına, kadınlara yüklediği sorumluluklar listesine bir savaş tekniği olarak baktığı evlenmeyeceğim nidaları. kocaman sarılmak istedim kendisine. zeynep'in kişisel gelişimi ise ne kadar güzeldi bir yandan da. tam olarak o bahsettiği murakami'nin, o kum fırtınasının içinden geçeceksin ve nasıl geçtiğini anlamayacaksın, nasıl hayatta kaldığını hiç anlayamayacaksın alıntısının zihninde dönüşleri. öyle değil mi hayat? içinden geçtiğimiz kum fırtınalarına şimdi olduğumuz yerden bakıyoruz, ben mesela diyorum ki ben nasıl geçtim bundan, nasıl hala ayakta durabiliyorum? zeynep de öyle bir acıda kavruldu ama kendi yolunu o geçmişindeki korkulara bağlayarak durdurmadan çizmeyi başardı. hayatın içinden birini okumak isterseniz kesinlikle tavsiye ederim. zeynep has been someone i wanna hug tightly from beginning to end. our fears, our outlook on life..so similar. her tendency to see people in black and white, her avoidance of rainbow colors, all stemming from a fear of being hurt and broken. the more she gets close to people, the more she fears being hurt. and love, especially. her cry of “i won’t get married” as a form of resistance against societal pressure and the list of responsibilities imposed on women - it’s her way of fighting. i truly wanted to embrace her. and then, zeynep’s personal growth was something so beautiful in itself. it was exactly like that murakami quote she mentions: “you’ll go through the storm, and you
Güneşin İki YüzüBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 20231,390 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2025 111. kitabı
Selami kitapseverler Kalemi ile yeni tanıştığım ve son zamanlarda okuduğum türler arasında farklı bir konuya sahip bir kitap ile geldim. Carsin; babasının esrarengiz ölümü ile sarsılan kızımız. Halası bu gizemli davanın peşinde olsa da bilmedikleri bir şekilde dava kapatılır. Annesi abisi ve halası ile yaşama tutunan kızımız bir gece rüyasında duyduğu sesler ve gördüğü esrarengiz adam ile hayatında farklılıklar olacağını bilmiyordu. İşten eve dönerken devamlı takip edilme hissi ve bir gölgesiz tarafından devamlı izlenme duyguları yaşar. Ve bir gün rüyasında gördüğü olayların gün içinde birebir yaşanması ile başlayan olaylar silsilesinde, tam bir yıl önce çalıştığı yerde kahve siparişini hazırladığı adamın hem rüyalarında hem de gerçekte karşısına çıkması ile beklenmedik olaylar yaşamaya başlar. Kendisini bir kazadan kurtaran bu gizemli adam ailesi ile beraber karşı komşusu olduğunda artık hayatında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Theon, karşı komşusu olan bu kızın hayatına girmesi ile ve duygularıyla mücadele ederken aslında her ikisinin de ortak bir yanı vardı. Carsin’in bir bela mıknatısi olması ve tüm o belalar içinden kendisini kurtaranın Theon olması da başka bir şaşılacak konu. Kızımız Theon’a karşı duygular besleyip onun da kendisine aynı bakışlarla baktığını gördüğünde ve buna alıştığında bir anda adam ortadan kaybolur. Geride ise kırık kalpli bir Carsin kalır. Okulda kendisini çok fazla rahatsız eden Ultor ise ayrı bir derttir onun için. Arkadaşları Eris ve Pythios ve tabi aralarına katılan Damon ile Carsin bu çocuktan etkilenir. Theon’un aniden ortadan kaybolması ile girdiği depresyondan Damon ile çıkmayı başarsa da, aradan geçen iki aydan sonra Theon tekrar rüyalarına gelmeye başlar. Ve bir rüyanın içinde her ikisi de birbirinin rüyasında olduğunu fark
Yakaza - Ru'yaCeren Özdemir · Nirengei Yayınevi · 202228 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 153. kitabı
Dışlanmış, yoksun bırakılmış, görünmez insanlar… Evlerinden, işlerinden, hatta onurlarından edilmişler. Hikâye, yeraltında hayatta kalmaya çalışan bu insanların çevresinde dönüyor. Bir de yerin üstü var — onların emeğiyle zenginleşen, verdikleri üç kuruşla yaşamalarını bekleyen bir başka dünya. Bu görünmezlik hâli bana Kafka’nın Dönüşüm’ündeki Gregor Samsa’yı anımsattı. Kapitalist çarkın dişlileri arasında, işe yaramadığı anda yok sayılan insanlar… Tıpkı Samsa gibi — üretmediği anda “varlığı gereksiz” sayılan bireyler. Sistemin gözünde insan değil, sadece işleyen bir parçadır onlar. Bu dünyada görülmek, ancak işe yaradığın sürece mümkündür. Kitap, işçi haklarına dair sert ama içten bir eleştiri getiriyor. Bir avuç insanın bile bir araya geldiğinde neleri değiştirebileceğini gösteriyor. Üstelik ana karakterin bir kadın oluşu, hikâyeye bambaşka bir anlam katıyor. Sayfaların renkleri bile anlatının ruhuna göre değişiyor: başlarda karanlık, sonlara doğru aydınlığa kavuşan bir geçiş… Bu kadar ince düşünülmüş her bir detay. Volto Kitap’ın baskısı da ayrı bir övgüyü hak ediyor — çizimler net, renkler yerinde; kitap yalnızca okunmuyor da izleniyor adeta. Yalnızca grafik roman tutkunlarına değil; distopik kurguları seven ve farklı türler denemek isteyen herkese #tavsiye ederim. Ben keyifle okudum, siz de çok seveceksiniz eminim.
Gölge GözlerEric Corbeyran · Volto Kitap · 202528 okunma