Şiir okumak, insanların hayatında bir yer tutacaksa öğrenilebilir bir şey olmalı. Bir insan şiir okumayı seçmişse, bu okuma süresince ve sonucunda kişiliği, kimliği ve yeryüzünde sahip olduğu yer bakımından şiirden bir kazanç sağlamayı düşünüyorsa, yapacağı bu işi tesadüflerin umursamaz akışı içinde değil de, kararlılık içinde gerçekleştirme yolundaysa o insanın şiir okumak için bir kılavuza ihtiyacı vardır. Ama bir insanın şiir okuma konusunda sahip olduğu kararlılık kendi başına bir kılavuzluk değil midir? Evet, öyledir. Zaten bu kitap öyle bir kılavuz ki yolu önceden bilenler asıl yararı sağlayacaklardır.
Bir yarayı nasıl pansuman edeceğini öğrenir gibi şiir okumayı öğrenmek isteyenlere ancak yardımcı olunabilir. Çünkü onlar yaranın görünüşünden de yaralanma olayından da nefret ettikleri halde, sırf yaralıyı sevdikleri için bu işe girişiyorlar. Buna karşılık şiir okumayı öğrenip bu bildikleriyle bir sınav kazanmayı hesaplayanlara bu alanda -ve bütün alanlarda- herhangi bir şey öğretilebileceğine inanmıyorum.
Kendimi kime açıklamaya çalıştığımı bile bilmiyorum. Yaşamım bir sırlar ağı olageldi, paylaşılması bugün bile sakıncalı sırlar. Onları, onlardan ateş ve kül yaratmak için kaliteli kâğıda dökmeli miyim? Belki de.