b

...Kont izzetinefsinin cezbine kapılmakla kapılmamak arasında bir an tereddüt etti; sohbeti ele geçirip ilk tanışmaların beylik laflarının yerine kendini koymaktan korkuyordu adeta; ama çok geçmeden, gezdiği yerlerin hatıraları hafızasında belirdi, vahşi diyarlardaki renkli hayatı medeni ülkelerin durağan varlığıyla çatışmış ve üstün gelmişti; kont kendini Hindistan'ın gür bitki örtüsünün ve Maldivler'in muhteşem manzaralarının ortasında buldu. Bize Bengal Körfezi'ne yolculuklarını, Malay korsanlarla çatışmalarını anlattı; her anı ruha ya da kalbe yeni bir duygu veren bu hareketli hayatın parlak boyasına bıraktı kendini; insanın özgürlüğü ya da gücü dahilinde, köle mi kral mı olmak istediğine bağlı olarak, hevesinden başka bağı, ufuktan başka sınırı olmadığı ve yeryüzünde boğulurken, bir kartalın kanatlarını açtığı gibi gemilerinin yelkenlerini açacağı ve okyanustan yalnızlık ve enginlik isteyeceği bu ilkel varoluşun koca koca evrelerini gözlerimizin önüne serdi; sonra bir hamlede, her şeyin bayağı olduğu, her suçun her erdemin bayağı, her yüzün her ruhun suni, kölelerin kanunlar içinde mahpus ve görgü kurallarının içinde sımsıkı tutsak olduğu, günün her saatinde başarılacak küçük ödevlerin olduğu, sabahın her kısmında giyilecek kıyafetler, seçilecek eldiven renklerinin olduğu ve bütün bunların gülünç düşme yani ölüm kaygısıyla yapıldığı bu yıpranmış toplumumuzun ortasına düştü; çünkü Fransa'da gülünç düşmek bir ismi çamurdan ya da kandan daha vahşice lekeler.
Sayfa 87 - Ayrıntı Yayınları
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

b

, 2020 okuma hedefini güncelledi.
2020 OKUMA HEDEFİ
26/30 kitap - %87 tamamlandı
26 kitap okudu
30 kitap
4.353 sayfa
0 inceleme
58 alıntı
Benim kuşağımın tereddüdünü anlayabiliyorum, zaten tereddüt de değil artık, bin gece önce görülmüş ve bin kere unutulmuş bir rüyanın unutuluşu, kim kızsın ki bize tam da bu bininci unutuştan ötürü? Ama atalarımızın tereddüdünü de anladığımı sanıyorum, biz de heralde farklı davranmazdık, neredeyse şöyle diyesim geliyor: "Ne mutlu bize ki, suçu yüklenmek zorunda kalanlar biz olmadık da, daha çok başkalarının zaten kararttığı bir dünyada neredeyse masumca bir susuş içinde bir koşu ölüme yollanmamıza izin verildi."
Sayfa 40
Son zamanlarda gittikçe daha sık ömrüm üzerine düşünüyorum, belki yaptığım can alıcı, her şeyin sorumlusu olan hatayı arıyorum ve bulamıyorum. Ama yapmış da olmalıyım o hatayı, çünkü yapmış olmasaydım ve uzun bir hayatın ciddi çalışması sonunda istediğime ulaşmamış olsaydım, o zaman istediğim şeyin imkansız olduğu ispat edilmiş olurdu ve bunun ardından eksiksiz bir ümitsizlik gelirdi.
Sayfa 30
Dile getirsen, kim karşı duracak sana? Köpekliğin büyük korosu katılacak sana, sanki beklediği buymuş gibi. O zaman elinde olacak hakikat, berraklık, itiraf, istediğin bollukta. Hakkında bu kadar kötü şeyler anlattığın hayatın damı açılacak ve hepimiz, her bir köpek, o yüce hürriyet katına yükseleceğiz. Ve bu sonuncusu gerçekleşmese de, işler şimdiye kadar olduğundan daha kötüye gitse, hakikatin bütünü yarımından daha katlanılmaz bir şey de olsa, susanların hayatın koruyucusu olarak haklılığı tasdik bulacak olsa da, şimdi henüz içimizde olan cılız ümidin yerini bütün bir ümitsizlik alacak da olsa, bu söz denemeye değer elbet, sen böyle, yaşamana izin verildiği gibi yaşamak istemediğine göre.
Sayfa 28