• Yeni dönemin Marquez'i kabul edilen Rosero'dan ilginç yapısı, tek mekan anlatımı ile birlikte dine, dinin kullanımına, açlığa (fiziksel ve cinsel) göndermeler ve eleştiriler getirdiği güzel bir atmosferde, gerçeklik ile masalsı bir yanın çok ufak çizgi ile ayrıldığı bir kitap Öğle Yemekleri.

    Her öğle başka gruplara ücretsiz yemek hizmeti veren bir kilisede çalışanların gözünden kilisede yaşanan erk, cinsellik ve din mücadelelerine göz atıyoruz.

    Yergilerin doğruluğu yanı sıra farklı bir sonu bulunan kitabı, elinizde fazla gezdirmeden bitirmeniz gerekmekte. Kilisedeki bir kaç günü anlatan kitabın değeri hızlı biçimde bitirildiğinde alınıyor.
    Özellikle yemek tasvirlerinde insan-hayvan benzetmeleri çok yerindeydi.

    Vakit kaybı olmayacağını düşündüğüm bir kitap. Tavsiye ederim.
  • Müzik-İktidar ilişkisi çetrefil, çok katmanlı bir alan. İlk bakışta Erk'in neredeyse kayıtsız kalacağı bir bölge olarak görülse bile, yönetenlerin yönetilenleri neyi dinlemesi, neyi duyması, duyması gerektiği konusunda, egemenlik altında tutmaktan hiçbir dönemde, coğrafyada geri durmadıkları ortadadır. Hangi sesler, ses düzenlemeleri, türler ya da üslûplar mübâhtır? Sayısız örnekle müzik üzerindek yaratılan baskıları kuşatabiliriz ya, Nazi döneminde Schönberg'in, SSCB'de Şostakoviç'in başına gelenleri anımsamak yeterlidir.
  • Kişisellik, herkesin söylemeye pek bayıldığı üzere, tamamen politiktir. Eğer beyinsiz bir politikacı, bir erk sahibi size ya da sevdiklerinize zarar veren bir politika izlemeye çalışırsa, BUNU KİŞİSELLEŞTİRİN. Öfkelenin. Adalet çarkı hiçbir zaman işinize yaramayacak - hem yavaş ve soğuk hem de onların tarafında. Yalnızca küçük insanlar adaletin ellerinde acı çeker; erk sahipleri tek bir hareketle her şeyden sıyrılmayı bilir. Eğer adalet istiyorsanız, bunun için savaşmalısınız. KİŞİSELLEŞTİRİN. Elinizden geldiğince zarar verin. MESAJINIZI HERKESE İLETİN. Böylece, bir dahakine daha çok ciddiye alınma şansınız olur. Sizin tehlikeli olduğunuzu düşünürler. Sakın hata yapmayın: Ciddiye alınmak ve tehlikeli görünmek, güçlüler ile küçük insanlar arasındaki TEK farktır. Güçlülerle anlaşma yapılır. Küçük insanlar tasfiye edilir. Zaman geçtikçe tasfiyenizi, yerinizden edilmenizi, işkencenizi ve bunun sadece iş, bunun sadece politika olduğunu, hatta dünyanın işleyişinin bu olduğunu, hayatın zor olduğunu ve KİŞİSEL BİR ŞEYİN SÖZ KONUSU OLMADIĞINI söyleyenlerle başa çıkmak zorunda kalırsınız. Onları siktir edin. Kişiselleştirin.

    QUELLCRIST FALCONER
    Şimdiye Kadar Öğrenmiş Olmam Gerekenler
    İkinci Cilt
    Richard K. Morgan
    Sayfa 182 - İthaki Yayınları
  • yaşasın!.. yaşasın! şimdi de sen kulak ver, küçük adam! olabilecek en kötüyü önceden duyuruyorum sana. dünyanın egemeni olmamı istiyorsun fakat yaprak gibi titriyorsun, farkındasın...
    sana diyorum ki sen asırlar boyu, hayatı korumak yerine kan dökeceksin, özgürlüğünü celladının yardımıyla hazırladığına inanacak, kendini hep kir pas içinde bulacaksın. asırlar boyunca yalancıların ardına takılacaksın. hayat, kendi hayatın çağırdığında seni, süslü sözcüklerine karşı kör ve sağır kesileceksin. sen canlı hayattan korkuyorsun küçük adam, kıyasıya korkuyorsun. o canlı hayatı sen, «sosyalizm»e veya «devlet»e ya «ulusal onur»a ya da «tanrı onuru»na inandığını sanıp öldüreceksin. bir tek şeyi bilmeyecek, öğrenmek istemeyeceksin de: her gün aralıksızca kendi fenalığını kendin üretiyorsun, henüz ayakları üzerinde durmadan önce çocuklarını anlamayıp omurgalarını kırıyorsun. sevgiyi çalıyorsun. para ve erk düşkünüsün. «hükümranlık» adına köpek besliyorsun. sen ve benzerlerin yığın halinde beklerken ölümü, varlığının ilk cılız anlayış ve ışığı bilincinde ateşleninceye kadar yanlış yollarda yürüyecek, hatalar yapacaksın. giderek, usulca ve özenli, arkadaşını denetleyip, sevgilini, işini, bilgiyi aramayı öğreneceksin; bulmayı, kavramayı, hakkını vermeyi, yüceltmeyi. sonra hayatın için kitapçının boks maçından, bir koruda dolaşmanın kibirlilikte, sağaltmanın can almaktan, kendi bilincini öldürmekten, kendi bilincinin ulusal bilinçten, alçakgönüllülüğün vatanseverlik diye haykırmaktan daha öncelikli olduğunu anlayacaksın. kullandığın araçlar aşağılık da olsa, amaçlarını haklı çıkardığına inanıyorsun. ben yine de şunu söylüyorum: amaç; ulaşacağın yollardan biri. yarınki hayatın bugün attığın her adımdır. yüksek amaçlara aşağılık araçlarla varılamaz. toplumun geçirdiği büyük her dönüşümde doğruladın bunu. amaca varmak için başvurulan alçaklıklar ve gayri insanilikler seni yalnızca alçak ve gayri insanı biri haline getirip amacı gerçekleşemezleştirir.
  • Yasa varoldukça kurtuluş da yoktur. Yasayı kuran erk (Tanrı, hükümdar ya da devlet) her zaman özgür, kendi yazgısını kendisi çizecek bireyler değil, boyun eğecek ve kendisinden istenilenleri yerine getirecek uyruklar (teba) ister.
    Franz Kafka
    Sayfa 9 - Türkiye iş bankası
  • Kadınlık her şeyden güçlü bir şeydir.
    Romain Gary (Emile Ajar)
    Sayfa 190 - agorakitaplığı