İki Sovyet Rus bilim adamının, M. İlin ve E. Segal’in elinden çıkma “İnsan Nasıl İnsan Oldu?” Yuval Noah Harari’nin Homo Sapiens / Homo Deus’u ve Jared Diamond’ın “Tüfek, Mikrop ve Çelik”i kadar güçlü yazılmış, üstelik onların ön sesi olmuş müthiş antropoloji/sosyolojik bir eser.
İlk önce insanın yaşadığı jeolojik toprak tabaklarını incelemekle başlayan yazarlar, daha sonra bu toprak tabaklarının ilkel kabilelerin, Neandertallerin ve diğer insan soyunun ilk atalarının izini sürmek adına arkeolojik kazıların verileri bir güzel inceleniyor. Bu verilerin sunduklarıyla, ilkel insanların beslenme şekilleri, iletişim yöntemleri ve dil üzerindeki sorunları aşma safhaları akıcı bir dille aktarılıyor. Yazarların Rus olduğunu düşünürsek, bu arkeolojik ve antropolojik verilerin çoğu Rusya’da bulunan kanıtlara daha çok dayandırılıyor.
Eski toplumsal düzenin matriyarkal (anaerkil) toplumdan nasıl patriyarkal (ataerkil) aşamaya geçildiğini, kadının toplumdaki konumunun değiştiğini, kültür ve mirasın kadınların soylarından devam ederken terse doğru işlendiğini sebep-sonuçlarıyla, ikna edici bir şekilde açıklanıyor. Sosyoekonomik farklılaşmaların, klan ve kabileci toplumların ekonomik yapısını parçalayıp, ferdiyetçi ve aile kurumunun ortaya çıkışına katkısı da ele alınıyor.
Antik Yunan düşünürlerinin, insanın insan olma yolundaki çabaları üstünde hayli durulmuş. Sokrates’in düşüncelerinin istemeden de olsa kötü sonuçlar doğurması, Demokritos’un atomları bulması, Platon’un mağara alegorisiyle görünenler dünyası ile idealar dünyası ayrımını, Aristoteles’in biçim/form sorununu ortaya atması vs...
⠀
Roma’nın uçsuz bucaksız fethettiği topraklarını, bütün işleri kölelere yaptırması, zamanla kölelerin devlet yönetiminde erk sahibi olacak dereceye gelmesi ve Roma’lıların çalışmayı