İnsanın fiziksel yani görünürdeki dünyasını değil, gerçekte olan iç dünyasının ve karanlığının röntgenini çekmiş harika üstü bir kitap. Kitabın ortalarına kadar betimlemeler yoğun ve ağırlığını hissettirse de kitabın yarısından sonra kitabın bütünlüğü açısından betimlemelerin ne kadar kıymetli olduğu görülüyor. 80 sayfa boyunca denizde başlayan fırtına betimlenmiş. Deniz betimlemesi Çok yorucu görünse de denizde başlayan fırtınanın insan ruhunda sessizce kopan fırtınalara ne kadar benzediğini benzetmelerle göstermiş oluyor. Çünkü hikayede geçen deniz bilinçdışımızı temsil eder. Yazar hikâyesini insanın yalnızlıkla, doğa ve kendi içindeki karanlıkla mücadelesini anlatan eşsiz bir anlatıya dönüştürüyor.
Alıntı; 'Gerçeklik ruhtur. Kesin konuşmak gerekirse yüzümüz bir maskedir. Gerçek insan teninin altındakidir.'
Burada insanların dış görünüşlerinin buz dağının görünen kısmı; fakat tenin altındaki benliğin buz dağının görünmeyen daha büyük kısmı olduğudur. Yazar görünmeyen kısmın daha gerçek ve karanlık olduğunu söyler. Bu bilgeliğini kaptan Clubin'in yıllarca onurlu ve güvenilir görülen bir yaşam çizgisine devam ederken aslında iç dünyasında onurun zerresinin olmadığını ve kötü bir iç dünyasının olduğunu ve ilk fırsatta onurlu olan Kaptan Clubin'in gerçek kötülüğünü yaşadığını aktarır.
Alıntı; 'Maskeyi indirmek ne büyük özgürlük! Bilinci kendi tiksinç çıplak halini görmekten ve kötülükte iğrenç biçimde yıkanmaktan keyif aldım.' (Clubin)
Kitapta insanın hayatında karşılaştığı ve iç dünyasında büyük bir mücadeleye sebep olan ruhun ikilemde kalma durumu ile sık sık karşılaşırız.
Alıntı; 'Kal ya da terk et
Gitmek saçmalıktı, kalmak ürkütücüydü.'
Kitabı bir bütün olarak düşündüğümde tadına doyulmaz bir kitap. İnsanın ruhuna ışık
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,507 okunma
Düşmekten yükseliş doğar. Vasat insanlar göz boyayan bir engel karşısında girişimlerinden cayar, güçlüler ise asla. Ölmek güçlülerin belkisidir, ele geçirmek kararlılıklarıdır.
İnsan bedeni bir görüntüden ibaret olabilir. Beden gerçekliğimizi saklar, ışığımızın veya gölgemizin üzerindeki katmandır. Gerçeklik ruhtur. Kesin konuşmak gerekirse, yüzümüz bir maskedir. Gerçek insan, tenin altındakidir. Ten denen o yanılsamanın ardına gizlenmiş ve sığınmış olan o insanı fark edebilsek, şaşırmaktan fazlası olurdu bize. Dış varlığı gerçek varlık olarak benimsememiz, ortak yanılgımız. Orneğin filanca kız olduğu gibi görülebilse, belki bir kuş görürüz.