İkindi vakti yüksek karaçamların altına uzanmış yukarı bakıyorduk, kendi eksiklerimizin tamamen bilincindeydik: Bu ağaçlar gibi ne göğe yükselmiştik ne de toprağın derinlerine inebilmiştik. Basit bir vasattı yalnızca.
"İnsan geçmişin yıkıntılarına ve umutlarına ansızın fazlaca ilgi duymaya başlayınca bunların bugünün yıkıntılarıyla ve umutlarıyla ilişkili olduğunu elbette anlıyor."