Jenny Erpenbeck

Jenny Erpenbeck

Yazar
9.0/10
3 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
282
Gösterim
Adı:
Jenny Erpenbeck
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
Berlin, 12 Mart 1967
Demek ki insan kaçarken yanında bazı şeyler götürebiliyor, yükte hafif şeyler, mesela müzik.
Burada son bir kere daha ne zaman yüzmüş olacak, bilmiyor artık. Almancada geçmişi gelecek kılan bir fiil çekimi var mı, yok mu, söyleyebilecek durumda değil. Belki eylül ayının başlarındaydı. O zaman son kez yüzdüğünü bilmiyordu ki, aklında tutmaya gerek görmedi. Dünden beri o, son kez oldu artık. Zamanı sımsıkı elinde tutsan bile avucunun içinde kıvranıp kurtarıyor kendini, her zaman bildiğini okuyor.
E-v-e d-ö-n-ü-y-o-r-u-m. Hayır. Kocasıyla Almanya'ya, evlerine dönmediler, dilini konuştukları ülkeydi bu tesadüfen, o kadar. Onlar kendi düşüncelerine bir vatan istemişlerdi. Almanya’nın yıkıntıları arasından insanın ayağını sağlam basacağı ve bir daha aldanmayacağı bir zemin çekip çıkartmak. Bedenler yaşlansa bile insanlığın hırstan ve hasetten azad selamete kavuşacağı ümidi hep taze kalacak, fanilerin hataları baki kalmaz, eserleri ise sonsuza kadar yaşar.
Ruslar Almanlara öylesine masalsı bir kargaşa bıraktılar ki, aşmak için toprak değil uçan halı lazım.
Fakat Richard, insan ne yer? Richard, Foucault okudu, Bauldrillad okudu, Hegel ve Nietzshe okudu. Fakat insanın yiyecek alacak parası olmayınca , ne yiyeceğini o da bilmiyor.
Jenny Erpenbeck
Sayfa 79 - can yayınları, 1. Basım 2018, İstanbul
Neredensin?
Çölden.
Richard, Sahra'nın tam olarak ne genişlikte olduğunu bir bilse.
Cezayir mi? Sudan mı? Nijer mi?Mısır mı?
Avrupalılar tarafından çizilmiş sınırların Afrikalıları hiç ilgilendirmediğini ilk kez düşünüyor. Kısa bir süre önce başkentlere bakarken atlasta cetvelle çizilmiş gibi sınırları yüne görmüştü, fakat bu şekilde sınır çizmedeki istenci ancak şimdi kavrıyor.
Jenny Erpenbeck
Sayfa 66 - can yayınları, 1. Basım 2018, İstanbul
328 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Jenny Erpenbeck’in Gölün Sırrı’ndan sonra Türkçe’ye çevrilen ikinci kitabı. Kurgusuyla olmasa da dili Gölün Sırrı’na benziyor. Yaşayan ana karakterler arasında yine bir göl cansız bir karakter olarak roman boyunca karşımıza çıkıyor. Türkçe’ye çevrilen iki romanında karşımıza çıkması, “Erpenbeck’in diğer romanlarında da göl var mı” sorusunu akıllara getiriyor.

Başkasının yerine düşünebilmek, insanoğlunun direnebildiği, direnemediği farklı koşulları anlayabilmek için aracı olan romanlardan. Yazılırken bu amaçla mı yazıldı, sanmam, yine de bu his roman boyunca sürüyor. Sadece hayatta kalmak için sürekli yer değiştirmek zorunda kalan sığınmacıları değil, 2. Dünya savaşını görmüş Avrupalıları, onlardan sonra gelenlere bıraktıkları toplumsal hafızalarını da anlayabilmek için okunması gereken bir kitap.

Öykünün zemini Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk eseri ile benzeşiyor, ana konu mülteci sorunu (aslında mültecilerin sorunları). Yine Huzursuzluk ile benzer olarak, olaylar kentli, eğitimli ve mülteci sorunundan ömrü boyunca uzak kalmış bir ana karakter (aslında bu biziz) etrafında örülüyor. Huzursuzluk’un bu kitaptan 2 yıl sonra yayınlandığını belirtmek gerek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jenny Erpenbeck
Unvan:
Alman Yazar
Doğum:
Berlin, 12 Mart 1967

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.