"Ölüm doğum için; yapın yıkım için."
(Hadis; Künüz'ül - Hakaaık; II, s. 146; Nehc'ül - Belâga; Beyrût, c. III. Bölüm. IV, s. 19)
Doğan ölecek; yaşayış, ölümün başlangıcı. Soluk alışımız bizi yaşatmakta; ama her soluk alıp verdikçe ömrümüz tükeniyor; yaşayışın başlayışı, ölümün habercisi. Ülkeler alan padişahları pençesinde kıvrandıran, eriten, ejderhaları sız-landıran, meclisleri karanlığa gömen, dağıtan, seveni sevdiğinden, öveni övdüğünden ayıran, gül yüzleri solduran, gül deren elleri kurutan, can yakan gözleri akıtan, şakıyan, çileyen dilleri susturan, canlar yakan, anaları ağlatan, yavruları küstüren, iyiyi, kötüyü savuran, günü dün eden,varı yok eden ölüm.
En büyük gerçek, en eli, kolu bükülmez er, en göğüs gerilmez güç. Mezarlık, ibret yeri,"Karavaşları şekerleb" dilberler yatıyor orda. "Mezarının başında yay kırılan" bahadırlar yatıyor. Son konak yeri orası.
Sev, sevil, yaşamak için öldür istersen, sonun ölüm.
Ölümden söz etmeyen düşünür mü var? Ölümü düşünmeyen düşünür mü olur?