Alagözde, Başkomutanlık Karargâhı'nda endişe vardır. Halide Edip Hanım yangına körükle gitmek istemese de, daha fazla dayamamaz: "Ankara'yı da mı boşaltıyoruz Paşam? Muharebeyi kayıp mi ediyoruz?" Mustafa Kemal Paşa rahatlatıcı bir gülümsemeyle Halide Edip'e döner: "Hayır hanımefendi, meselenin özüne dikkatinizi çekerim. İlk maddede muharebenin Ankara'ya intikal etme ihtimalinden bahsediyorum. Yani bu, -gerekirse Ankara'ya, hatta daha geriye çekilir yine dövüşürüm, ama muharebeyi kaybetmem demektir. Biz kimseye Yunanları Haymanada durduracağız diye söz vermedik. Ankara da olabilir, Kırıkkale de, Sivas da. Ama durduracağız. Çünkü yenilmeye hakkımız yok. Savunduğumuz Türk'ün son ocağıdır"
Sayfa 160 - Kronik Yayınları