Eren

Ali b. Ebi Talib (a.s.), Peygamber tarafından, pazara giderek Peygamber'e bir gömlek almakla görevlendirilmişti. On iki dirheme bir gömlek satın alıp getirdi. Allah Resûlü (s.a.a.) sordu: - Bunu kaça aldın. - On iki dirheme. - Bunu fazla sevmedim, bundan daha ucuz bir gömlek istiyorum, acaba satıcı bunu geri alır mı? - Bilmiyorum ey Allah'ın Resûlü. - Git bak bakalım geri alacak mı? Ali, gömleği alarak pazara geri döndü ve satıcıya şöyle buyurdu: Allah Resûlü daha ucuz bir gömlek istiyor, acaba elbiseni geri alıp paramızı verir misin?" Satıcı kabul etti ve Ali (as.) parayı alarak Peygamberin yanına gitti. Sonra Allah Resûlü ve Ali beraber pazara doğru yola koyuldular. Yolda Peygamber'in gözüne, ağlayan bir cariye takıldı. Peygamber yanına giderek cariyeye sordu: - Neden ağlıyorsun? Ev sahipleri bana dört dirhem vererek beni alış veriş için pazara gönderdiler nasıl oldu bilmiyorum, paraları kaybettim. Şimdi eve dönmeye cesaret edemiyorum. Allah Resûlü on iki dirhemin dört dirhemini cariyeye vererek şöyle buyurdu: - Ne almak istiyorsan al ve evine geri dön. Sonra pazara giderek dört dirheme bir gömlek satın aldı ve giyindi. Dönüş yolunda çıplak birini gördü, elbisesini çıkarıp ona verdi. Tekrar pazara gitti ve dört dirheme başka bir gömlek alarak giyinerek eve doğru yola koyuldu.
Sayfa 191 - Önsöz Yayıncılık
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Nasihat
Bir adam ısrarla Peygamber (s.a.a.)'den bir cümlelik nasihat istiyordu. Allah Resûlü buyurdu: Eğer söylersem yapacak mısın? -Evet, ey Allah'ın Resûlü! Eğer söylersem yapacak mısın? - Evet, ey Allah'ın Resûlü! - Eğer söylersem yapacak mısın? - Evet, ey Allah'ın Resûlü! Allah Resûlü (s.a.a.) ondan üç kez söz aldıktan sonra, söyleyeceği sözlerin önemine dikkat çekerek şöyle buyurdu: - Ne zaman bir iş için karar alırsan önce etkilerini, neticesini ve akıbetini düsün. Eğer netice ve akıbetinin doğru ol duğunu görürsen o işi yap, eğer akıbeti sapkınlık ise o kara rından vazgeç.
Sayfa 188 - Önsöz Yayıncılık
Alıntı
Geçmişte söylediğimiz gibi, aşk derin ve güçleri odaklayıcı, tek olandan yanadır; ancak heves yüzeysel, güçleri dağıtıcı, çeşitliliğe eğilimli ve hovardadır. Heves olarak adlandırılan bu tür susuzluk doymak bilmez türdendir. Eğer bir erkek bu mecraya yönelirse mesela; Harun Reşid ve Hüsrev Perviz gibi yılda bir kez bile sırası gelmeyecek olan güzel kadınlarla dolu bir hareme sahip olsa bile dünyanın her hangi bir noktasında başka bir güzel kadının olduğunu işitince onu arzulayacaktır. Artık yeter, doydum demeyecektir. Durumu, ne kadar çok verilirse yine de doymayan cehenneme benzemektedir. Allah Kur'an'da şöyle buyurmuştur: "O gün cehenneme doldun mu diye sorduğumuzda, daha yok mu der." Gözü asla güzel kadın görmeye doymaz ve gönlü de gözünü takip eder. Şairin dediği gibi: Gönül gider çünkü göz meyletti Gönlün halatı gözün elindedir.
Sayfa 95 - Önsöz Yayıncılık
Alıntı
Peygamber (s.a.a.), saçları karışmış, elbisesi kir içinde ve kötü görünen birini görünce şöyle buyurmuştur. "Dünya nimetlerinden faydalanmak Allah'ın dinindendir." Peygamber (s.a.a.) yine şöyle buyurmuştur: "En kötü kul, kirli ve pasaklı olandır." Emîrelmü'minîn (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Allah güzeldir ve güzelliği sever." İmam Sadık (a.s.) şöyle buyurdu: "Allah güzeldir ve kulunun süslenip güzelleşmesini sever, tam tersine fakirliği ve fakir görünmeye düşmandır. Eğer Allah size bir nimet lütfetmişse, yaşamınızda o nimetin etkisini göstermek lazımdır."
Sayfa 31 - Önsöz Yayıncılık
Alıntı