Neyin nesiydi bu? Gerçekten de ölüm müydü? Bu soruyu iç sesi yanıtlıyordu: evet gerçekten o! Peki bu çektiğim acılar niçin? Ses yanıtlıyordu yine: Hiç, öylesine işte...
Samimi davranmamız şart sevgilim! Sen sevgiyi hep, birlikte
olduğun kişi için, tuttuğun takımı değiştirmek olarak algıladın sanki. Bana bu mesafeden biraz öyle geliyor!
Buna sevindi, çünkü önceki akşam yazmaya başladığı mektuptan başmı kaldırıp bunu ondan istediği zaman ona son kez baktığı gibi anımsamayı yeğliyordu ölü sevgilisini.
"Bir gülle anımsa beni," demişti ona.