Zekâ tek bir tür değildir.
Bir kişi analitik düşünmede ustalaşabilir; bu onu iyi bir mühendis, muhasebeci ya da girişimci yapar. Kuşkusuz zeki insanlardır, ama bu zekâ, dar, faydacı ve itaatkârdır. Yaşamın derinliğini kavradığı anlamına gelmez.
Oysa Nietzsche’nin dolaylı deyimi ile gerçek zekâ, bakış açısını genişletebilen farkındalıktır. Sadece “nasıl yapılır”ı değil, “neden yapılır”ı da sorar. Bu yüzden rahatlığın değil, gerçeğin peşindedir.
Dostoyevski’nin düşündüğü gibi;
”Dar kafalı insanlar iş becerirler; çünkü ilk sebebi, nihai sebep sanırlar.”
Ve Schopenhauer’in uyardığı gibi:
“Zekâ, iradeden kurtulmadıkça kör kalır.”