Kahramanımız Madame de Prie’nin içindeki hırsı ve ihtirasları onun saraydan sürgün edilmesine neden olmuştur.
O ise tüm bu yaşananlardan bir ders çıkarmak yerine , sürgün edildiği yerde de insanlara tepeden bakarak onlarla alay ederek eğlenmeye çalıştı. Gönülden ve gözden düşmenin ona verdiği tarifsiz ızdırabını bir türlü sindiremedi. Ve bu tarifsiz egosu onu adım adım kendi sonunu hazırlamaya itti. Ölümünü bile adeta eşsiz bir tiyatro oyununa dönüştürmek için, son günlerinde yapmadığı şeyler kalmadı. Ama ne yaparsa yapsın ölümü hiç de düşündüğü gibi gerçekleşmedi. İnsanların zihninde ölümsüz bir son hayaliyle intiharını gerçekleştirirken, ne acıdır ki sadece iki kelimelik bir haber olarak kaldı..
Stefan ZweigBir Çöküşün Öyküsü
Dört gözle beklediği şan, ölümüyle elde etmek istediği ölümsüzlük, onu ıskalamıştı. Önemsiz olayların tozu ve molozu, onun öyküsünü örtmüştü çünkü dünya tarihi, davetsiz misafirlere hiç tahammül göstermemiştir.
Siz, ey ihtişamlı güzelliğin sahibi,
Boşuna değil bu güzellik, nazlı da değil,
Ve siz, muhteşem canlılığın sahibi,
Hâliniz, hiç anlayışsız değil,
Tanrılar hediye etmiş size,
Nice doğal ışığı,
Adil, zarif bir ruhu bir de,
Ciddi şeylerde güçlü,
Önemsiz şeylerde ise alımlı.