Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·167 syf.··
2025 7. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 21:16
Kimim ben? Her şey zihnimde mi oluştu yani? Bana benzeyen, ikizim gibi olan bu insan gerçek mi ? Yoksa sadece benim zihnimin bir oyunu mu? Ahh, çok iğrenç bir duygu bu... utançç, ölmek gibi bir şey... ölüyor gibisin, yaşamıyor gibisin fakat bedenin hareket ediyor....dalga, alay, aşağılanmak, zihnimde susmayan sessiz çığlık... yoruldummmm artık... Başım çatlıyor, delirdim mi yoksa? Neden herkes bana bakıyor? Neden herkes bana gülüyor, yoksa bu da benim kurgu dünyamın yansıması, neden, neden....!!!!! Kendi kendimle mi savaşıyorum, sizlerle mi? Ruhumun sancısı mı bu zihnimin mi....? Karşımdaki insan, benim yarattığım mı...herkes hayal ürünü mü.. bu bana giydirdiğiniz beyaz önlük de ne...!!! Siz ne yapıyorsunuz delirdiniz mi!!!! Yoksa, ben mi...ben mi...... ......Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum......
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2024 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2024 22:20
Ben bir Dostoyevski aşığı olarak tüm kitapları gibi Öteki’yi de çok beğendim. Beğenmeyen taraf da çok fazla aksine. Belki anlaşılması zor, sıkıcı gelebilir birilerine. Ancak benim gibi psikoloji seviyorsanız mutlaka okuyun derim. Kitap derinlemesine psikolojik tahliller isteyebilir. Bana göre kişilik bölünmesini çok güzel işlemiş. Bunu yaparken tabiki “iyi” ve “kötü” yü, içsel çatışmalarını, demek istediklerini, diyemediklerini, toplumsal sorunlar ve mücadelelerini iyi bir şekilde yansıtıyor. Tam bir usta bu adam.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
ÖTEKİ Yorumum
7/10
·167 syf.··
2023 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 13:44
ÖtekiÖteki Bir Dostoyevski hayranı olarak bu kitabı diğer kitaplarına oranla daha az keyifliydi diyebilirim. Benim için en iyi kitabı Yeraltından Notlar... Kitapta yine psikolojik öğeler çok baskın, ne olacak devamında diye merak da çok ettiriyor. Ancak o beklenti ne kadar karşılanıyor şüpheli. Bir de sürekli tekrar eden Rusça isimler okurken de yorabiliyor insanı tabi bu biraz da çeviri ile alakalı. Özetle Kitap iyi-kötü arasındaki çatışmayı güzel anlatmış, özgün bir konu olarak insanın karakter olarak kendisine zıt ikiziyle mücadelesini güzel sergilemiş olsa da Dostoyevski kitapları arasında tavsiye edeceğim kitaplar listesinde gerilerde yer alacak bir kitaptı.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
8/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 19:15
Kitabı gerçektende büyük bir keyifle okudum.insan psikolojisini o kadar iyi aktarmiş ki ,insana benlik kavramını aşılayan , olupta , olmak istediğimiz kişilik özellikleri Kitabın ana karakteri Golyadkin üzerinden çok iyi bir şekilde aktarılmıştır.. Bay Golyadkin Sosyal hayatı olmayan , sosyalleşme kaygısı olan mükemmelliyetçi bir kişiliğe sahipken kendisine tıpa tıp benzeyen hayali Golyadkin 'in hayatına girmesiyle, hayatı alt üst olur , bu öteki Golyadkin gerçek Golyadkin 'in tam tersi bir kişilik, okur kitap boyunca gerçek Golyadkin ve öteki Golyadkin arasındaki kişilik mücadelelerini, birbirine zıt iki Golyadkin üzerinden okuyacak .
Alıntı
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
Diğer tarafınızla karşılaşmak…
Puan vermedi·167 syf.··
2023 201. kitabı
Sosyal anksiyeteniz var, psikolojik sorunlar yaşıyorsunuz, etrafınızdaki insanlar sizi ciddiye almıyor. Böyle bir insanken bir anda kendinize birebir benzeyen insanla karşılaşıyorsunuz. Sizin yapamadıklarınızı o yapıyor, söyleyemediklerinizi o söylüyor. Sizin peşinizi bırakmıyor gittiğiniz her yerde onunla karşılaşıyorsunuz. Ne hissedersiniz? İşte Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski bize böyle bir insanın başından geçenleri sayfalarında anlatıyor…
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
7/10
·167 syf.·
2023 21. kitabı
“Ben entrika çevirenlerden değilim.Bundan gurur duyuyorum, işin doğrusu bu! Dosdoğru insanların arasında maske takmam.” #okudumbitti #fyodordostoyevski #öteki Toplumsal kalıpları kendi kalıpları haline getirmiş ve mükemmel kişiliğe sahip olduğunu düşünen ve bir memur olan Glodkin karakteri karşımıza çıkıyor kitapta.Dosdoğru ve dürüst Glodkin entrika çevirmeyi bilmeyen, maske takmayan Glodkin, aslında içten içe bunları yapabilmeyi diler ve Öteki Glodkin bu şekilde ortaya çıkar.Öteki Glodkin asıl Glodkinin küçümseyip, kıskandığı her şeyi yapabilen kişiliğidir.Glodki’nin toplumdan dışlanmamak ve sevilmek için gurur duyarak sergilediği tüm davranışlar ona bir şey kazandırmaz ve dahası onu kendisinin de tahmin ettiği sona sürükler.Çok farklı alanlara hitap eden bir kitap olduğunu düşünüyorum özellikle psikolojik unsurlar çok barındırıyor ve okurken çok keyif aldığımı söyleyebilirim.Kitapta bazı bölümlerde kopukluk yaşadım bunun çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum ama genel anlamda çok beğendim.
1000Kitap
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
9/10
·167 syf.··
2024 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2024 14:48
Kitapta anlamadığım bir karışıklık vardı, yazar, kahramanının kafa karışıklığını vermek için mi öyle kurgulamış bilemiyorum. Olaya dahil olan kadınlar tam olarak olayın neresinde belli değil, bitirirken de bir yere bağlanmadı konu. Bu karışıklık dışında gayet iyiydi tabii, Dostoyevksi yazmış sonuçta. Kahramanımızın içinde bulunduğu çaresizliği, çıkmazı iliklerinize kadar hissedeceksiniz, ben böyle hikayelerden hoşlanmıyorum gerçi ama okunmaya değer.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
Kişilik çatışması
Puan vermedi·167 syf.··
2024 108. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 14:54
"Bay Golyadkin'in iç huzurunu sağlamak amacıyla doktoru Krestyan Ivanoviç'i görmesi ve ona ilginç bir şeyden bahsetmesi gerekiyordu." ( S.12) " Ben gürültülü şenliklerden
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
Puan vermedi·167 syf.··
2023 5. kitabı
Bay Golyadkin'in travmatik hikayesi,psikolojik durumları, yalnızlığın getirmiş olduğu güvensizlik; güvensizlikten doğan çaresizlik; tükenmişlik hissiyle oluşan kimsesizlik... Kahramanımız Bay Golyadkin memur olarak çalıştığı, Petruska adındaki yardımcısıyla birlikte yaşadığı ,sakin, her şeyin yolunda gittiği  bir zamanda aniden kendine tıpatıp benzeyen daha genç ama  aynı adı taşıyan, çalıştığı devlet dairesinde  çalışmaya başlayan birisinin çıkmasıyla hayatı altüst olan biri. Anlam veremediği bir karmaşanın içinde kendini bulan Bay Golyadkin,  şaşkınlıkla birlikte anlamsız duygulara ve düşüncelere kapılarak ne yapacağını bilemediği bu yabancıya karşı nasıl bir tutum sergileyeceğini kestiremez. Bocalar... İkinci Golyadkin oldukça kurnaz her adımını hesaplayan ve gerçek Bay Golyadkin' den daha atak davranarak onu herkesin gözünde yalancı ve kötü davranışlarda bulunan insan gibi göstererek küçük düşürüp memurlugundan etme çabasına girmiş biridir. Bay Golyadkin kimseye bu ikinci şahsın sahtekar olduğunu, kendi kimliğini çalmak istediğini anlatamaz. Bütün bu olaylarda ikinci biri varmış gibi düşünen aslında büyük endişelerin,yalnızlığın, kaygıların oluşturduğu dissosiyatif kimlik bozukluğuna sahip olan Bay Golyadkin ' in zihninde oluşturduğu Öteki'nden ibarettir. Psikolojik derinliği olan bir eserdir. Ama bunun yanında dönemin özelliklerini, sınıfsal farklılıkları,yaşam koşullarını, insanı değerleri  de bulabileceğiniz bir eser.
1000k
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma
9/10
·167 syf.··
2025 5. kitabı
Fight Club filminin 17. Ve 18. yy daki halini okuyormuş gibiydim :)) Betimlemeleri diğer kitaplarından daha karmaşık olsa da kurgusuyla 1 günde bitirdim :))
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202130,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.