Gecenin sonuna kadar ağzımı bıçak açmadı.O sırada yaşadığım şeye başka pek çok dilde de ‘’kalp kırıklığı’’ denildiği için burada sergilediğim porselenden kırık kalbin müzemize gelen herkese acımı iyi anlatacağını düşünüyorum.Geçen yaz olduğu gibi acımı artık bir telaş, bir umutsuzluk, bir bir öfke şeklinde yaşamıyordum.Artık acı kanımda daha ağır bir kıvamda akıyordu.