"Öylesine huzur içinde yaşıyoruz ki, içimizde eceli gelen bile olmadı daha. Gördüğünüz gibi mezarlığımız bile yok." Hükümetten yardım görmüyorlar diye kimsenin sıkıldığı yoktu. Tam tersine, hükümet şimdiye kadar huzurlarını bozamadığı için herkes hâlinden hoşnuttu ve böyle de sürüp girmesini istiyorlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir seferinde ağabeyi aşk oyunlarının girdisine çıktısına varıncaya dek anlatırken Aureliano onun sözünü kesip, "Nasıl bir şey oluyor?" diye sordu. José Arcadio hiç duraksamadan yapıştırdı yanıtı:
"Yer sarsıntısı gibi tıpkı."
Ortada her hangi bir suç olmamasına rağmen Sokrates hakkında iftiralar atılır. Devletlerin inandığı tanrılara inanmadığı yeni tanrılar icat ettiği ve çocukları baştan çıkarttığı gerekçesiyle suçlanır.
Sokrates doğru bildiği yoldan hiç vazgeçmedi ve vazgeçmediği gibi doğru bildiklerini kendisine karşı koyanlara çekinmeden ölmekten korkmadan anlatır.
Müslüman alimle Sokrates'in dini konuyu tartıştıklarını hayal ediyorum bazen ve sonucun Sokrates için hiçbir şekilde değişmeyeceği kanaatine varıyorum.
Sokrates'in ölümünün olayına bir de buradan bakın.
Sokrates kendi dinlerine göre âlim olsaydı eğer milyonlarca insan Sokrates'in tanrılarına itaat ederdi ve durumun kötü tarafı da Müslümanlarda kendi dinlerini tam araştırmadığı için bu tuzağa düşerdi...