Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Ahmed Arif
"Öylesine huzur içinde yaşıyoruz ki, içimizde eceli gelen bile olmadı daha. Gördüğünüz gibi mezarlığımız bile yok." Hükümetten yardım görmüyorlar diye kimsenin sıkıldığı yoktu. Tam tersine, hükümet şimdiye kadar huzurlarını bozamadığı için herkes hâlinden hoşnuttu ve böyle de sürüp girmesini istiyorlardı.
Bir seferinde ağabeyi aşk oyunlarının girdisine çıktısına varıncaya dek anlatırken Aureliano onun sözünü kesip, "Nasıl bir şey oluyor?" diye sordu. José Arcadio hiç duraksamadan yapıştırdı yanıtı:
"Yer sarsıntısı gibi tıpkı."