Hakikat boğulmaz, ölmez. Onu dünyanın merkezine firlatsanız günü, saati gelince karşınızda titretici heybetiyle mutlak varlığını ispat eder. Lakin bazen çok gecikir. Onun bu gecikmesi esnasinda türlü dolaplar doner. Onu koruyanlar harap olur. Hasil gıyabından çok işler, fenaliklar yapılır.
Ölmek, doğmann karşısında dengeyi temin eden bir kefedir. Niçin kurban kesiyoruz? Ölmek ve oldürmek tabiatin en büyuk ibade tidir. Ben de bu kutsal yolun, bu tarikatin bir kulu olacağım. Öldüreceğim, sonra öleceğim...