Arap sosyalizmi, Komünizme ve Marksizm-Leninizm’e bir alternatif olma iddiası taşır. Marksizm-Leninizm’den farklı olarak Arap sosyalizmi sınıf çatışmasını, tarihsel materyalizmi, proletarya diktasını ve parti diktasını reddeder. İdeolojik olarak milliyetçiliğin bir sonucu olmaya devam eder.
Aslında Humeyni halk adına devrim yapma hakkını şaha tanımayıp devrimci söyleme el koymuştu. Bunu da Emperyalizm ve Siyonizm karşıtlığının, milliyetçiliğin, “mirasından yoksun bırakılmışlar“ olarak adlandıran fakirlerin ve proleterlerin savunmasının birbirine karıştığı sola ait temaları İslamlaştırarak gerçekleştirdi.