Aphrodite bir efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı, Kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Ve bu dalgayla birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite çıkmıştır. Aphrodite güzelliğiyle sadece tanrıların değil insanların da gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor, onlara sevinç veriyordu. Aphrodite gücünü sadece insanlar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi.
Daphne artık sonsuza dek bir defne ağacı olarak kalacaktı. İşte o gün bugündür, Apollon'un başından hiç eksik etmediği o defne dalından taç, Daphne'nin anısını kalbinde sonsuza dek yaşatmak içindir.
The work is highly characteristic of Nietzsche's literary style; provocative, flamboyant, and often self-mocking. The piece is as much about Nietzsche’s own ego as it is about his philosophical musings. He teases the reader with his rhetorical question while making profound observations on the nature of intellect, wisdom, and personal development.
Why I am so CleverFriedrich Nietzsche · Penguin Books Ltd · 20163 okunma
The fortunateness of my existence, its uniqueness perhaps, lies in its fatality: to express it in the form of a riddle, as my father I have already died, as my mother I still live and grow old.